Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sertelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sertleşmek - Baskı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basılış, El, Neşir, Tahakküm, Tazyik, Yumruk, Zor
- Darbelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpmak, Vurmak
- Tedavi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyileştirme, Sağaltma, Mualece, Otama
- Yapıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olumlu, Oluşturan
- Donanma Gecesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donanma
- Övme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medih
- Paylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acılamak, Azarlamak, Darılmak, Tanlamak
- Ece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel Kadın, Kraliçe
- Mecburen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorunlulukla
- Işın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şua
- Riayetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaba
- Ötürü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolayı
- Halifelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hilafet
- Zımba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delgeç, Delik, Delgi
- Delifişek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delişmen Ve Atak, Hoppa
- Doğrultmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek, Kazanmak
- İbdai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgün
- Traksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekim
- Seher kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tansal, Sabah
- Din İşleri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyanet
- Peşkeş Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peşkeş Etmek
- Küllenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Unutulmak, Yadırgamak
- Müstahsil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üretici, Yetiştirici, Prodüktör, Üretmen
- Kabzımal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komisyoncu
- Rey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, Fikir, Görüş, Karar, Oy, Ses
- Yersiz İş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaf
- Alakalandırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koordinasyon
- Uzatılmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzantı
- Sâika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sebep, Yıldırım
- Katil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öldürme; Cani; Öldürücü, Ölüme Neden Olan
- Günah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suç, Cürüm, Hata, Sorumluluk, Vebal, Yazık
- Hamız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asit
- Rest Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meydan Okumak, Son Sözü Söylemek
- Devretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarmak, Dolaşmak, Dönmek, Tahvil Vermek
- Şoför kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürücü, Haydavcı, Sürücü, Yöndemci, Kaptan
- Bereket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Gürlük, Ongunluk, Artağanlık, Yağmur
- Çalıkavak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sepetçi Kavağı
- Oyçokluğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekseriyet
- Metapsişik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tinötesi
- Konferans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü