Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Balistik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atış Bilimi - Üretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşturmak, Yaratmak, Meydana Getirmek, Öndürmek, Çıkarmak, Yapmak
- İyileştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaldırmak
- Bazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birtakım, Kimi, Arada Bir, Ara Sıra, Kimi Zaman, Ayrım, Bazen
- Desise kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Oyun, Dolap, Hile, Entrika
- Figan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnlemek
- Suvarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sulamak
- Uzunçalar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Longplay
- Kaideli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurallı
- Kraker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıtırdak
- Şatır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşeli, Şen
- Kakınç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfke
- Kazıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oymak
- Ortasıklet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaağırlık
- Keloğlan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hindi
- Maruzat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyecek, Arz
- İmal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapım, Yapma, İşleme
- Çalgı Orağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırpan
- Öd Kesesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Safra Kesesi
- Tamu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehennem
- Saçakbulut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ak Bulut, Sirrus
- Sıkışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoğun
- İşleyim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanayi
- Kıymettar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerli
- Mimik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz İmi
- Gülme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahkaha
- İmamkayığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabut
- Bıldır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçen Yıl, Bir Yıl Önce
- Rantiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lüpçü, Getirimci
- Perestiş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevmek
- Eğilmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meyyal
- Müptela Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışmak, Düşmek
- Haraza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Kavga, Öfke, Sinir
- Har kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızgın, Sıcak, Yakıcı
- Eza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzme, Sıkıntı Verme, Cefa, Baskı, Zulüm
- İdadiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lise
- Revzen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pencere
- Gözene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözlük
- İsyankar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asi
- Müşkülpesent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İratçıl, Titiz
- Mukavves kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğri
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü