Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kadavra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceset - Yüklenici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteahhit, Üstenci
- Âlim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgin, Bilge
- Şekavet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soygunculuk, Haydutluk
- Mahvetme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahır
- Kalem Erbabı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazar
- Şembe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cumartesi
- Duyultu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şayia
- Kasımpatı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Krizantem
- Ordubozan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arabozucu, Oyunbozan, Varis
- Çeşm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz
- Bellik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşaret, Marka, Ayraç
- Ufki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatay
- Tetik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevik, Nazik, Uyanık, Manivela
- Vasıtalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aracılık
- İsticar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kiralamak
- Mevkute kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Periyodik
- Çekilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azalmak, Katlanmak, Üstlenmek, Vazgeçmek, Yok Olmak
- Geçerlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onaylamak
- Realizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekçilik
- Hâl Tercümesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz Geçmiş
- Mesuliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorumluluk, Sorunca
- İskontolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İndirimli
- Apansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aniden, Ansızın, Birdenbire, Apansızın
- Vaziyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Konum, Hâl, Tavır, Yer
- Örekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mimar
- Eli Sıkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pinti, Cimri, Hasis
- Yayla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Plato
- Temsilci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mümessil, Ajan, Nümayende, Oruntak
- Kanaatlendirici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tatminkâr
- Kokuşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tefessüh
- Cebir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuvvet, Zor, Baskı, Zorlama, Zorlayış; Matematik, Denklem Bilimi
- Girişik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girift
- Bırakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılmak, Artırmak, Boşamak, Bozmak, Dökmek, Geçmek, Koymak, Saklamak, Salmak, Terk Etmek, Unutmak
- Meri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçerli
- Kovculuklar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezvirat
- Sönük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Zayıf
- Öteki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diğer, Diğeri, Öbür, Öbürü, Sair
- Söz Başı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ön Söz
- İnkılâpçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönüşümcü, Devrimci
- Kavkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabuk
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü