Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Savan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü, Geçici, Devamsız, Muvakkat, Değersiz - Esrik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dumanlı, Sarhoş, Esrimiş, Mest
- Keşikçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekçi
- Pandül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkaç
- Yom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğur, İyi Talih; İyi Haber
- Zammetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katmak
- Lâl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilsiz
- İktiza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerek, Gereklik, Gerekme
- Verim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bereket, Semere, Mahsul, Randıman, Mahsuldarlık, Mahsul
- Endişe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygı, Üzüntü, Tasa, Bulut, Düşünce, Korku, Kuşku
- Şalgam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çumor
- Oditoryum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dershane
- Donanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deniz Gücü
- Vefasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayırsız
- Kayağantaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arduvaz
- Solumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nefes Almak
- Pare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adet, Kısım, Parça, Tane
- Afet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkım, Bela, Kırım, Kıran, Felaket, Facia, Kıyamet
- Kusursuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgün, Harika, Mükemmel, Tam
- Ekstrem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı, Uç, En Uç, En Son; Aşırı, Müfrit
- Sessiz Harf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ünsüz
- Fiil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amel, Davranış, Eylem, Hareket, İş, Edim
- Resital kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinleti
- Âraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirtiler
- Yazıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kitabe, Hatıra
- Müstenkif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekimser
- Yönelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteveccih
- Sultan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Padişah
- Tavşan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuyan
- Bir Kadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biraz, Birtakım
- Melodi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beste, Ezgi, Nağme, Şarkı, İlahi
- Cebretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlamak
- Termosfer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Isıyuvar
- Naz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilve, Eda, İşve, Şive
- Realist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekçi
- Paylaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benimsemek, Kırışmak, Onaylamak, Üleşmek, Taksim Etmek, Bölüşmek
- Yemekhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşevi
- Takma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti, Müstear, Suni
- Dışderi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ektoderm
- Çil Çil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak
- Pompa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişireç
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü