Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Verim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bereket, Semere, Mahsul, Randıman, Mahsuldarlık, Mahsul - Hüccet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahse Girmek
- Acımasızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zulüm
- Sene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıl
- Kasvetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntılı
- Şavullamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak
- Uyarlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tetabuk, Adapte, Adaptasyon
- Acente kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşletme, Temsilci
- Bone kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlık
- Sıcaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alev, Hararet, Isı, Sühunet
- İstihbarat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haberler, Haber Alma
- Fonetik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sesbilim
- Aktarma Yapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakliyat Değişmek
- Boğumlanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Telaffuz
- Nesilsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soysuz
- Mutabık Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak
- Ansızın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birden, Birdenbire, Ani, Anide, Aniden, Ansız, Apansız, Apansızın, Dangadak, Defaten, Durup Dururken, Fücceten, Gürpedek, Larp, Larpadak, Patadak, Pattadak, Rappadak, Şakkadak, Şapadanak, Şappadak, Şırakkadak, Bedaheten, Fücceten, Nagehan, Vehleten, Gafleten, Ani Olarak, Nagehani, Hiç Beklenmedik Bir Anda
- Kâhı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Marul
- Gözde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aziz
- Başıboş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serbest, Hür, Kayıtsız, Avare
- Şafak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tan, Alacakaranlık
- Arpacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İt Dirseği
- Rastgele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişigüzel, Kazara, Tesadüfen
- Şenaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçaklık, Kötülük
- Müdire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönetici
- Tura kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuğra
- Abus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Somurtkan, Çatık Yüzlü, Garip, Acayip, Garip
- Yalnız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ancak, Sadece, Ama, Bir, Hemen, Sade, Salt, Tenha, Şu Kadar Ki
- Darbelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpmak, Vurmak
- Yerleşmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmuş
- İyi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoş, Sağlıklı, Aşırı, Uğurlu, Hayırlı, Âlâ, Bol, Çok, Düzgün, Esen, Güzel, Hayır, Uygun, Yakşı, Yerinde
- Alplık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahramanlık
- Hin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurnaz, Zaman, Zamane, Cin Fikirli
- Kargaşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anarşi, Fitne, Şuriş, Kalabalık, Mahşer
- Alayişli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli
- İrin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cerahat
- Flaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözde, Ünlü
- Rencide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalbi Kırılmış, İncinmiş
- Çiftteker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bisiklet
- Yazmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açmak, Kaydetmek, Sermek, Söylemek, Haber Vermek
- Karık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ark
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü