Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Termosfer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Isıyuvar - Sufi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutasavvıf
- Çağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vakit, Yaş, Devir, Dönem, Asır, Bölüm, Devran, Gün, Zaman, Kurun
- İhtişam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkem, Haşmet, Büyüklük, Göz Alıcılık, Gösterişlilik
- Yüz Sathı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz Ölçümü
- Satrap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vali
- Ödevcil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vazifeşinas
- Tepir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elek
- Kaside kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Samav
- Zorluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlük, Sıkıntı, Külfet, Müşkül, Zahmet, Zorunluluk, Istırar
- Bitaraflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yansızlık
- Tesviye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödemek, Vermek
- Kâmil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Mükemmel, Olgun, Erişkin, Yetkin, Eksiksiz, Ağır Başlı
- Teessür Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımak
- Baht kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talih, Yazgı, Mut, Sur, Kader, Şans, Felek, Alın Yazısı, Nasip, Yıldız
- Suistimal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hıyanet, Suiistifade, Kötüye Kullanma, Yolsuzluk
- İsraf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harcamak, Savurmak
- Kamuoyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efkârıumumiye, Halkoyu
- Şano kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahne
- Düldül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı At
- Yaşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşasın
- Aut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış
- Gün Ortası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğle
- Maksimal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azami, Maksimum
- Yaşıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akran, Emsal
- Münkesir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırgın, Kırık
- Darphane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Para Basılan Yer
- Kafile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölük, Konvoy
- Kemirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemek
- Usûl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metot, Tarz, Yol, Yöntem
- Anında kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Gerçekten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayağı, Doğrudan, Fiilen, Hakikat, Hakikaten, Nitekim, Sahi, Sahiden, Yakinen
- Vurulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevdalanmak
- Güzide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçkin, Seçme, Seçilmiş
- Denizaltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sualtı Kayık, Tahtelbahir
- Çıdam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabır
- Makbere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanduka
- Canlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dirilik, Güçlülük, Etkinlik, Cıvıltı, Cümbüş, Faaliyet, Ruh
- Bilgicilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Safsata, Sofizm, Safsatacılık
- Gayrimeskûn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Issız
- Araklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırmak, Çalmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü