Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sultan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Padişah - Bent Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlanmak
- Ekşimik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesik
- Devran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baht, Çağ, Dünya, Kader, Talih, Zaman, Yaşam Ve Evren
- İzah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama
- Pena kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mızrap
- Velev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İster, İsterse, Eğer, Hatta, Velevki, Olsa Da
- Tin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruh
- Susmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakit
- Zeybek Havası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeybek
- Girişim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adım, Teşebbüs
- Ütilitarist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararcı
- Şevket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heybet, Görkem
- Önceki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Evvel, Evvelki, Sabık
- Derecede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadar
- Muasır Olmayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağ Dışı
- Mevhum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanal
- Ülke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devlet, Diyar, El, İklim, İl, Memleket, Mülk, Toprak, Yer
- Uyma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntibak, Riayet, Takip
- Hareketlenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devinme
- Yarım Yamalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişigüzel, Eksik, Elüstü, Fevrî, Tez, Üstünkörü
- Öfkelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alevlenmek, Asabileşmek, Gayzlanmak, Gazaplanmak, Hiddetlenmek, Kızmak, Kudurmak, Sinirlenmek
- Çünkü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zira, Şu Yüzden Ki, Bu Nedenle Ki
- Poşet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Torba
- Ulaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitişiklik, Bitişikte
- Bilfiil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş Olarak, İş Edinerek, Gerçekten
- Kozmonot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzay Adamı, Astronot
- Cep Bıçağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çakı
- Bakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aramak, Beslemek, Denemek, Görmek, Gözetmek, İlgilenmek, İncelemek, Karışmak, Korumak, Seyretmek, Uğraşmak
- Basitçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolay
- Acente kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşletme, Temsilci
- Nazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiir, Koşuk
- Gerdanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyunluk, Gerdanbent
- Kararmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyahlaşmak, Kederlenmek, Canı Sıkılmak
- Şura kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konsey
- Estağfurullah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aman Efendim, Rica Ederim, Öyle Söylemeyin, Utandırıyorsunuz Efendim
- Celi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık, Aşikâr, Parlak
- Gurup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batma, Batış
- Biberli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acı
- Tahkik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soruşturma, İnceleme, Gerçekleme
- Belik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örgü
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü