Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sadakatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadık - Muhacir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçmen
- Genişlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevessü Etmek, Ferahlamak, Büyümek, Gelişmek, Kabarmak, Şişmek
- Uyarlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alınmak
- Harabati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağınık, Derbeder
- Polifonik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoksesli
- Odacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hademe, Müstahdem
- Mütevazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak Gönüllü, Kurumsuz; Gösterişsiz
- Umur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önem, Aldırış Etme, Önem Verme, İşler
- Esasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temel, Asal, Esas
- Matine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gündüz Seansı
- Yaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ferace
- Dizdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kale Bekçisi
- Şabalıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kestane
- Cacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğramaç
- Haşat Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yorulmak
- Açıktan Açığa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulu Orta
- Pepe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keke, Peltek
- İcap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerek, Lüzum, Zaruret, Gereklik, İster
- Başkomutan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkumandan, Serdar, Başbuğ
- Taife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takım, Tayfa
- Köklü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kökten
- Çisemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiselemek
- Düzmece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahte
- Sakarca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsakça
- Güz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Payiz, Sonbahar, Hazan
- Periferi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Kıyı, Uç
- Kasıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erek, Amaç, İstek, Komplo, Maksat, Kötü Niyet
- Makbul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beğenilen, Geçer, Geçerli, Hoşa Giden, Hoş Karşılanan, Beğenik
- Satürn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sekendiz, Zühal
- Lokalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiyaka
- Oylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sese Koymak
- Gizlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saklamak, Örtmek
- Denizaltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sualtı Kayık, Tahtelbahir
- Sayfalama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mizanpaj
- Çilçırak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avize
- Hesap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aritmetik, Durum, Tahmin, Tutum, Oranlama, Tasınlama, Tasavvur
- Ürkek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekingen, Korkak
- Mevzi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duruş, Mahal, Yer, Konumluk
- Faksimile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdeş basım, Tıpkıbasım
- Pot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaf, Hata, Sal, Şişlik, Büzülme, Kıvrım, Yanlışlık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü