Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
S�k ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Sair kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başka, Diğer, Öteki, Öbür
- Kadük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsiz, Eskimiş
- Kısılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takabbuz
- İzahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama
- Numune kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emsal, Göstermelik, Örnek
- İrfan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi, Kültür, Bilik, Anlama
- Repertuar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağarcık
- Fonksiyonel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlevsel
- Spesiyal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özel
- Saygı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Hürmet, İhtiram
- Kayınbaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynata
- Nezaketsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabalık
- Afiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ası, Duyuruluk
- Kaybolmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yitirmek, Yitmek
- Kontrolör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetimci, Denetçi, Kontrol
- Yad kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özge, Yabancı
- Cinslik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cinsiyet
- Yönelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteveccih
- Ehliyetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetersiz
- Kimya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nesnebilim
- Talan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağmalamak
- Sersemlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sangılık
- Düstur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaide, Şiar, Genel Kural, Formül
- Haklar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hukuk
- Getirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelmek, İletmek, Sağlamak, Sürüklemek
- Viranelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntı
- Muayyen Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirlemek
- Diyabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeker Hastalığı
- Çepel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşık, Çamur, Kir, Pislik
- Yatalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatağan, Hastalıklı, Zayıf, Tifo, Tembel
- Medcezir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelgit
- Hayal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşlemek
- Firak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrılık, Ayrılış
- Azletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak, Uzaklaştırmak, Azat Etmek, Kenar Etmek
- Zelil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hor Görülen, Aşağılanan
- Vedalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğurlaşmak
- Sıfatfiil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaç
- Arpacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İt Dirseği
- Karşılaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buluşmak, Çatmak, Görmek, Rastlamak, Rastlaşmak
- Müziç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıcı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü