Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kimya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nesnebilim - Kaldırım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seki, Tretuvar
- Yarık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patlak, Yara
- İlbiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salyangoz, Sümüklü Böcek
- Pusarık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Puslu, Serap
- Heveslenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özenmek
- Kilitlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapamak, Kenetlemek, Kıfıllamak
- Çözmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halletmek, Kurtarmak, Açmak, Yeçmek
- Göresimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özlemek
- Refika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zevce, Eş, Karı
- Meşale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşal
- Kuvertür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü
- Evhamlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruntulanmak
- Lepirci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzci
- Devretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarmak, Dolaşmak, Dönmek, Tahvil Vermek
- Yürekten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Candan, İçten
- Kabul Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Beğenmek, Demek, Gelmek, Saymak
- Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Asmak, Atmak, Dayanmak, Döşemek, Emmek, Germek, Giymek, İçmek, Kaldırmak, Katlanmak, Koymak, Öğütmek, Örtmek, Sarmak, Söylemek, Taşımak, Vurmak, Yollamak
- Sililik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İffet
- Bitkisel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nebati
- Çayhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çayevi
- Yalınca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çırılçıplak
- Sınalgı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Televizyon
- Kitabiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynakça
- Mülakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüşme, Musahabe, Söyleşi, Buluşma, Kavuşma, Konuşma
- Yad El kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gurbet
- Pek Çok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gayet, Çok Fazla
- Peruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takma Saç, Suni Saç
- Tatmin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doygunluk, Doyum, Kanaatlenme, Kanıktırma, Sağlama
- Teehhül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evlenmek
- Bahri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denize Ait, Denizel, Denizsel
- Erbain kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırk
- Rehin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutu
- Terörizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılgıcılık
- Kavzamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkı Tutmak, Kavramak, Korumak, Muhafaza Etmek, Tanzim Etmek
- Dostça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sohbet
- Üslupçu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçemci
- Yöntem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metot, Erkân, Muamele, Politika, Reçete, Seçenek, Sistem, Usul, Yol, Prosedür
- Macerasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serüvensiz, Basit, Sıradan
- Münezzeh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arı, Temiz, Uzak
- İkicanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gebe, Yüklü, Hamile
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü