Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yâd kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anma, Hatır, Zihin, Başka, Yabancı, Karşıt, Muhalif - Bayrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sancak, Alem, Öncü, Simge, Sembol
- Sahteci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahtekâr
- Cadı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyü, Caduger
- Salacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teneşir, Tabut
- İlgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alaka, Bağ, Dikkat, İlişik, İlişki, Nispet, Rabıta, Rağbet
- Ördek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enayi, Oturak
- Bağlanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlantı
- Şarampol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çala Çukur
- Çıkmaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dipsiz, Sonsuz, Sonuçsuz, Neticesiz, Sokak
- Düşürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azaltmak, Dökmek, Sıyırmak
- Benlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kişilik, Şahsiyet, Kendilik, Gurur, Kibir
- Paranoyak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşkilli
- İntibah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyanış
- Cerh Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaralamak
- İçbükey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Obruk, Konkav, Mukaar
- Tellallık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çığırtmaçlık
- İyilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhsan, Lütuf, Nimet, Salah, Kayra, Kerem, İnayet, Esenlik
- Elverişsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namüsait
- İlenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beddua, Lanet, İntizar
- Gözyaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaş
- Lenf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akkan
- Tenzil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İndirme
- Sandalye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İskemle, Koltuk, Kürsü, Makam, Mevki, Orun
- Rağbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, İlgi, İstek, İtibar, Beğeni, Beğenme
- Eklem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bent, Boğum, Mafsal, Oynak
- Azgınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalalet
- Çalıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ganimet
- Ev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aile, Beyit, Dar, Hane, Konut, Mekân, Nesil, Ocak, Soy, Sülale
- Boğunç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bunalım, Kasvet, Üzüntü
- Hezimete Uğratmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çommak, Ezmek, Sindirmek, Yenmek
- Tahrif Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Değiştirmek
- Tutumsuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsraf
- Düzenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sistem, Plan
- Ayazlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğumak, Donmak, Üşümek
- Sifilis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Frengi
- Zarar Ederek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zararına
- Otağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çadır
- Takma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti, Müstear, Suni
- Mihenk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mehenk, Denektaşı
- Andıran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzeyen, Eş, Benzer, Yakın
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü