Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Partisip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaç - Nişangâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hedef, Bakıncak
- Mal Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak, Gelmek, Oturmak, Patlamak
- Yeniyetmelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mürahiklik
- Münkesir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırgın, Kırık
- İncelmemiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ham
- Zırlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zırıldamak
- İşlenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mamul
- Nene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anne, Babaanne, Büyükanne, Nine
- Münevver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydın, Ziyalı
- Şoven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnaz Ulusçu
- Paralamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parçalamak
- Hınç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ateş, Gazap, Hırs, Kin, Öfke, Gayz
- Narenç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Turunç
- İngin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engin, Nezle, Münhat, Duma
- Havi Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçermek, İhata Etmek, Kapsamak
- Sosyolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplumbilimci
- Aşermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tiksinmek
- Munis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevimli, Uygun, Uysal, Alışılan, Cana Yakın, Adamcıl
- İlk Olarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evvela, Evvelce
- Öpüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öpücük
- Tekinsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabu
- Boyun Bağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kravat
- Birinci Sınıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mükemmel
- Som kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saf, Katışıksız, Masif
- Göstermelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Numunelik, Numune, Örnek, Mostralık
- Et kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ten
- Elçekmemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebelleş Olma
- Dilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilimlemek, Yarmak
- Korse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lastik, Enli Kemer
- İrade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsteme, Buyruk, Dilek, İstek, Buyrultu, İstem, İstenç
- Telesmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acele Etmek, Aşıkmak
- Muvazi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paralel
- Temin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanç Verme; Sağlama, Gerçekleştirme, Elde Etme
- Sulanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Koyuvermek, Cıvıtmak
- Hâsılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısacası, Hülasa, Sözün Kısası, İşin Sonu
- Firar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçmak
- Gönülden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Candan
- Temkinli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Ilımlı, Ölçülü, Sakınımlı
- Arzulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstek Duymak, Özlemek, İstemek
- Tüketici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstihlakçı, Yoğaltan
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü