Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Muhariyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özerklik - Vitalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dirimselci
- Boşboğazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yave, Zırva
- Kavga Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatışmak
- Alkışlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerlemek, Ululamak, Beğenmek
- Hercümerç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karıştırmak
- Kavurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızartmak, Kurutmak, Mahvetmek, Yakmak, Yok Etmek
- Rezillik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rezalet
- Natamam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksik
- İnfaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yürütme, Yerine Getirme, Uygulama
- Nasbetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atamak
- Ulusalcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milliyetçi
- Siga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kip
- Merdiven Korkuluğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırabzan
- Ciklet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakız
- Uygun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elverişli, İyi, Makul, Munis, Mutabık, Muvafık, Münasip, Müsait, Şayan, Şık, Tatminkâr, Usturuplu, Yarar, Yaraşıklı, Yerinde, Yakışır, Yaraşır, Uz, Yararlı
- Bebek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bebe, Körpe, Çağa
- Zaruri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorunlu, Mecburi, Elzem, Gerekli
- Dopdolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hıncahınç
- Hinterland kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Everek, İçbölge
- Söylenegelmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Menkul
- Yaymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sermek, Duyurmak, Otlatmak, Neşretmek, Vermek, Yazmak
- Beis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınca, Engel, Uygunsuzluk, Kötülük, Zarar
- Uğratmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak, Düşürmek, Kovmak, Salmak, Savmak
- İnce Ağrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verem
- Haberli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salıklı, Agâh, Haberdar
- Kanun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasa
- Öykü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hikâye
- Bunaltmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğmak, Sıkmak
- Beslemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doyurmak, Yetiştirmek, Bakmak, Desteklemek, Eklemek, Katmak
- Zehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağu, Ağı, Sem, Acı, Keder, Ot, Sıkıntı, Zıkkım
- Mehtap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ay Işığı
- Delik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Göz
- Külli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genel; Tümel
- Ör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çit, Perde, Havale
- Şataf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalım, Süs
- Boğazlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Obur, İştahlı, Pisboğaz
- Icığı Cıcığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hepsi
- Çobanyastığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Papatya
- Münekkitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştirmenlik
- Pişeğen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pişkin
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü