Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Muharip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaşçı - Şart kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıt, Koşul
- Vahdaniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlik
- Aranjman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenleme
- Endokrin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçsalgı
- Muharrer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazılı
- Hasiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etki, Haslet, Hassa, Huy, Mizaç, Yaradılış, Fayda, Yarar
- Tapu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgit
- Serilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzanmak, Yayılmak
- Kumanya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azık, Er Azığı
- Genlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Refah
- Ren Geyiği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maral
- İşitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duymak
- Muhtaç Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksinmek
- Etekserpen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pasaklı
- İşgal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engelleme, Oyalama; Tutma, Kaplama, Eli Altına Alma
- Söz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, Güfte, Kelam, Kelime, Laf, Lafız, Lakırdı, Lakırtı, Lügat, Nazire, Nutuk, Söylenti, Sözcük
- Kaideli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurallı
- Açımlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şerh
- Seçenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şık, Tutum, Yöntem, Opsiyon, Alternatif
- Yortmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşmak
- Tezyin Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süslemek
- Gümrahlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk
- Mecruh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaralı
- Pek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Dayanıklı, Katı, Sağlam, Sert, Sıkı
- Gedikli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daimi, Kıdemli, Sürel, Temelli
- Maddeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdekçi
- Sövme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalay, Küfür
- Egemen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hâkim, Hükmeden, Hükümran
- Yürürlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faaliyet, Hareket, İş, Geçerlik
- Münakale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulaşım
- Gittikçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedricen
- Ondüle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırcık, Kıvrık, Dalgalı, Kıvrılmış (Saç)
- Terennüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Irlama, Ötme, Şakıma
- Ayvaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkek Eş, Koca
- Sıvaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıvışmak
- Derecesinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadar
- Tebarüz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirmek
- Tartılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçülü
- Bulgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buluş, Keşif, İcat, Bulu, Netice, İhtira, Bilimsel Sonuç, Araz, Semptom
- Karındaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kardeş
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü