Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Aranjman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenleme - Kitapçık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Risale
- Panik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korku, Ürkü
- Softalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnazlık
- Uymaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aykırı
- Medahil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelir
- Değinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temas
- Pençeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü
- Münferit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek, Ayrı, Tekil, Bireysel, Yalnız, Kendi Başına
- Yapayalnız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek Başına
- Pata kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berabere Kalma
- Beyaz Zehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyaz
- Yankılanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksetmek, Aksiseda Vermek
- Sıçanotu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arsenik
- Şov kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteri
- Gayrimüstakil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımlı
- Buluğ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erginlik, Erinlik, Erin Olma, Baliğ Olma
- Canavar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dev, Ejderha, Kurt
- Çözme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hal
- Kaşane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süslü Köşk, Saray
- İskelet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıplak, Kuru, Kemik Çatısı, Teşrih
- Tezgâhtarlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Methetmek
- Kontrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlaşma, Mukavele, Sözleşme
- Mütefekkir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünür, Düşünücü
- Küpe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırga
- Sualtı Kayık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denizaltı
- Oflaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nefis, Enfes, Fevkalâde, Güzel, İyi, Mükemmel, Güzel
- Pekiyi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlâ
- Makro kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Geniş
- Yaşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşasın
- Basit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalın, Kolay, Sıradan, Süssüz, Gösterişsiz, Görgüsüz, Düpedüz, Yalınç, Bayağı, Cılız, Mahdut, Olağan
- Mücevherat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süs Eşyası, Cevahir
- Temaşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyun, Seyir, Temsil, Piyes, Bakma, İzleme, Seyretme
- İstimal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kullanmak
- Entegrasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütünleşme, Uyum, Birleşme
- Tevazu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak Gönüllülük, Gösterişsizlik
- Kümelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Topalaşmak, Yığılmak
- Sıbyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çocuk
- Hatime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsöz, Son, Sonuç
- Uçarılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sefahat
- Haşere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böcek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü