Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Gedikli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daimi, Kıdemli, Sürel, Temelli - Düzmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylemek, Uydurmak
- Alil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hastalıklı, Sakat
- Aziz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ermiş, Eren, Sevgili, Sayılan, Kutsal, Değerli, Gözde, Şirin
- Maazallah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Allah Korusun, Allah Esirgesin
- Açık Deniz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engin
- Hırslanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfkelenmek
- Elektrik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cereyan, Çıngı, Çarpıcılık, Cazibe, Canlılık
- Matbaacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basımcı
- Dehalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığınma
- Sabahın Hayır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günaydın
- Yetke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuvvet, Velayet, Otorite, Sulta
- Tanrısız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinsiz, İmansız, Putperest
- Marjinal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uç, Son Birim, Aykırı
- Kesintisiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmadan, Tam
- Tımar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakım
- Üşenen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erincek
- Sersemlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sangılamak
- Meşal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşale
- Kazıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oymak
- Havale Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devretmek, Göndermek, Ismarlamak, Yollamak
- Molekül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Madde
- Kâmil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Mükemmel, Olgun, Erişkin, Yetkin, Eksiksiz, Ağır Başlı
- Tövbekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tövbeli
- Küre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yuvar, Dünya, Yeryüzü
- Adamcıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sokulgan, Evcil, Ehli, Munis
- Meftuniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutkunluk
- Mahpushane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Hapishane, Tutukevi
- Temizleyici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtıcı
- Gelişememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küsmek
- Mucit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılgıcı, Buluşçu, Bulman
- Kutsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Zavallı
- Buzlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donmak
- Pülverizatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Püskürgeç
- İğ İplik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğ
- Mümessil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temsilci, Oruntak, Temsilci, Başkan
- Üren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döl, Nesil
- Basmakalıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Klişe, harcıâlem, bilineni tekrarlayan, sloganvari
- Mukadder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçınılmaz
- Perspektif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakış Açısı, Derinlik, Süreç
- Kürü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havyar
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü