Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Molla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoca, İmam - Ebekuşağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gökkuşağı, Alkım, Eleğimsağma
- Mecelle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kitap
- Bakmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terk Etmek
- İnsider kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçpaydaş
- Bittabi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elbette, Tabii, Doğal Olarak, Tabiatıyla
- Güçbeğenir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşkülpesent
- Maytap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havai Fişek
- Güllelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurşunlamak, Vurmak
- Eke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Kart, Yaşlı, Yetişkin, Bilgin, Akıllı, Tecrübeli
- Asamble kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurul, Meclis
- Çoğalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artmak, Kaynamak, Türemek, Üremek, Yükselmek
- Zor Alım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsadere
- Jupon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçetek
- Omuz Omuza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlikte
- İlköğrenim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlköğretim
- Hassa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasiyet, Özellik
- Akıllı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akil, Uslu, Aptal, Makul
- Hız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaba, Gayret, Güç, Hüküm, Sürat, Şiddet, Takat, Yol
- Yavuzlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sertleşmek
- Dayanışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Topluluk
- Söz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, Güfte, Kelam, Kelime, Laf, Lafız, Lakırdı, Lakırtı, Lügat, Nazire, Nutuk, Söylenti, Sözcük
- İstavroz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haç
- Ateşlilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hararet
- Uyduruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydurma, Asılsız
- Sertlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Husumet, Şiddet
- Açıktan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedava, Karşılıksız
- Ritim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenlilik, İttırat
- Tosun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buruk
- Doktor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabip, Hekim, Sağaltman, Sagan
- Seçim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tercih, Yeğleme, Saylav, Seçki
- Kaynak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Bulak, Göz, Hazine, Kaynama, Kök, Memba, Menşe, Pınar, Kaynarca
- Birtakımı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bazısı, Kimi, Kimisi
- Portakal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Turunç
- Af kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağışlama
- Art Arda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peş Peşe, Arka arkaya
- Satvet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlu, Sindirici Güç
- İmha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yok Etme, Kökünü Kesme, Ortadan Kaldırma
- Müessir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunaklı, Etkili, Sonuçlu; Etken, Etkin
- Asabilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinirlilik
- Silkelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Silkinmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü