Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bakmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terk Etmek - Başkent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başşehir, Payitaht
- Yağınç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Suikast
- Güleç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güler Yüzlü, Mütebessim
- Doğaçlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrticalen
- Bildirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber Vermek, Anlatma, İfade, Bilgi Vermek, Anlatmak, İfade Etmek, Aktarmak, Beyan Etmek, Getirmek, Lütfetmek, Vermek, Yayımlamak
- Kuyudat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıtlar
- Yalnızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vahşet, Kimsesizlik, Issızlık
- Nemsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rutubetsiz, Terilsiz
- İlişik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ait, Bağlılık, Ek, İlgi, İlişki, Münasebet, Merbut, Eklenmiş, Bağlanmış
- Yer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahal, Mekân, Orun, Alan, Arazi, Arsa, Arz, Belde, Bucak, Durum, Dünya, Görev, İz, Konum, Makam, Mevki, Mevzi, Nokta, Önem, Taraf, Ülke, Vaziyet, Yan, Zemin
- Zırva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçma, Boş Söylemek, Boşboğazlık, Cefengiyat, Boş, Anlamsız, Saçma Sapan
- Jartiyer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çorapbağı
- Uyuşmazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimsizlik, Anlaşmazlık, İhtilaf, Zıddiyet
- Donakalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşmak
- Düpedüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekten, Açıktan Açığa
- Aynı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Benzer, Özdeş, Tıpkı, Özdeşi, Eşiti, Bir, Nüsha
- Zifiri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapkaranlık, Karanlık, Zulmet
- Cerrahi Müdahale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ameliyat
- Kalitesizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Niteliksizlik
- Ilgım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serap
- Piyade Asker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karacı
- Kilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sergi
- Argüman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanıt, İddia, Tez
- Caize kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahşiş, Armağan, Azık
- Sık Sık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az Aralıkla, Sık Olarak, Sıkça, Tez Tez
- Kanıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delil, İz, İstidlal
- Talkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğüt, Telkin
- Tamirci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onarman
- İhtiva Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçermek, Kapsamak
- İlan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildiriş, Duyuru, Bilit
- Yıldırımsavar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paratoner
- Sere Serpe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serbest
- İhtiyarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşlılık, Güçsüzlük, Zayıflık
- Değişmeyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karar
- Öğretici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Didaktik, Öğretmen
- Yaklaşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşağı Yukarı, Ortalama, Tahminen, Takribî
- Yürütme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcra
- Soğum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanıklık, Kanaatkarlık
- Körlemeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmeden
- Taşınmazlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emlak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü