Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Eke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Kart, Yaşlı, Yetişkin, Bilgin, Akıllı, Tecrübeli - Hüzün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzüntü, Gam, Kasvet, Keder, Sıkıntı
- Kızamık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızılca
- Çilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağmur Çiselemek; Nemlenmek, Islanmak; (Bülbül) Şakımak
- İtişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişmek
- Enfüsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öznel
- Haşırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hışıldamak
- Medenilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygarlık
- Yad Eller kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gurbet
- Huy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damar, Doğa, Hasiyet, Haslet, Mizaç, Seciye, Tabiat, Tıynet, Yaradılış, Âdet, Alışkanlık
- Hasut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıskanç
- Parlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feveran
- İdentik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdeş
- Başmuharrir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başyazar
- Leleklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumuşaklık, İncelik
- Strüktürel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapısal
- Anamalcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sermayedar
- Meşgul Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyalamak
- Paspal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parsal
- Donanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deniz Gücü
- Uğunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılmak, Savsaklamak
- Göktaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asteroit
- Yaban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vahşi, Yabancı, Issız Kır, Issız, Yabani, Issız Yer, El
- Pattadak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın
- Ehemmiyetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsiz
- Delege kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Murahhas, Elçi, Nümayende
- Musandıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüklük
- Enstantane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesit
- Demir Hat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demir Yolu
- Terkidünyalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnziva
- Cezir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekilme, Gitme, İnme, Kök, Alçalma
- Anzarot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rakı
- Gaflet Uykusu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisizlik
- Manca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiyinti, Yiyecek
- Deliduman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delice, Atılgan
- Selis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıcı
- İpucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti, Delil, Emare, İz
- Yellencek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salıncak, Tahterevalli
- Lafız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelime, Söz
- İrade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsteme, Buyruk, Dilek, İstek, Buyrultu, İstem, İstenç
- Kement kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Urgan
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü