Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mutfak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşhane, Aş Damı, Aş Evi - Bir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir Tek, Aynı, Müşterek, Yalnız, Eşit, Ancak, Benzer, Eş, Sadece, Tek, Vahit
- Dertop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir Araya Getirilerek, Büzülerek
- Bellemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarmak, Çapalamak, Öğrenmek, Sanmak
- Çoğun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sık Sık, Ekseriya
- Ayırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçmek, Tutmak, Yeğlemek, Açmak, Bölmek, Kesmek, Koymak, Saklamak, Sökmek, Üleşmek, Vermek
- Tıpkıbasım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faksimile
- Söylenti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rivayet, Söz, Haber
- Sıralamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saymak, Sıraya Koymak
- Bloke Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durdurmak
- Sınırlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlı, Dar, Münhasır
- Maraba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiftçi
- Yazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmla
- Zerger kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuyumcu
- İtimatlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvenli, Güvenilir
- Mutasarrıflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sancak
- Kalem Efendisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâtip
- Lehimlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lehim Yapmak
- Diğeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkası, Öbürü, Öteki
- Belirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebarüz, Tezahür
- Koymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Atmak, Ayırmak, Bırakmak, Çekmek, Dokunmak, Eklemek, Etkilemek, Katmak, Salmak, Terk Etmek, Vazetmek, Vurmak, Yakınmak
- Formel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçimsel, Örgün, Resmi, Şeklî
- Grafoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazıbilim
- Verimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Çorak, Kısır, Sıfır, Yetersiz
- Tahmis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beşleme
- Argın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitkin, Yorulmuş, Beceriksiz, Yorgun, Zayıf
- Büküç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köşe
- Yol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklık, Çare, Sistem, Yolculuk, Defa, Erkân, Ezgi, Gaye, Hat, Hız, Kere, Kez, Maksat, Metot, Minval, Muamele, Reçete, Sefer, Sırat, Suret, Şekil, Tarz, Uğur, Usul, Vadi, Yöntem, Araç, Nizam, Tutum, Gidiş, Amaç
- Çözülen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münhal
- Halkiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Folklor, Halk Bilimi
- Şansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ünsüz
- Meccani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedava, Parasız
- Kavilleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak
- Toplu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişko, Tıknaz, Yığın
- Fraksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüngü, Bölüntü, Hizip
- Sakınmadan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pervasız
- Yüzyıllık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asırlık
- Öğretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göstermek, İşlemek
- Ritüel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayin
- Zilli Maşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edepsiz, Şirret
- Müstahsil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üretici, Yetiştirici, Prodüktör, Üretmen
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü