Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ayan Beyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besbelli, Apaçık, Açık Seçik Bir Biçimde - Zira kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çünkü
- Jeneratör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üreteç
- Çarpık Çurpuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğri Büğrü
- Sinagog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havra
- Nevaî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezgisel
- Ayıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylemek
- Vefasızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hıyanet
- Dikme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağaç, Amut, Direk, Fidan
- İş Bıraktırımı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokavt
- Partner kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Ortak
- Evren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlem, Cihan, Kâinat, Zaman, Ulu, Felek
- Abat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındır, Rahat, Şad, Şen
- Rakam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayı, Miktar, Nicelik
- Alakarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saksağan
- Vasat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortalama, Orta, Muhit, Ortam, Şerait, Ara
- Sarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Boğmak, Bürümek, Çekmek, Çevirmek, Dolamak, Hücum Etmek, İhata Etmek, Kaplamak, Kucaklamak, Kuşatmak, Örtmek, Saldırmak, Tutmak
- Setir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtme, Gizleme
- Başsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anarşi
- Mangal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Közlük, Korluk
- Salpa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gevşek, Sarkık, Tembel
- Çükündür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pancar
- Asuman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök, Gökyüzü
- Erinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üşenmek
- Efkârıumumiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtimai Fikir, Kamuoyu
- Tevkifhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutukevi, Mahpushane, Cezaevi, Hapishane
- Gacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dost, Kadın, Metres, Sevgili
- Dağlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakmak
- Fersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donuk
- İndifa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Püskürmek
- Katmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eklemek, Beslemek, Karıştırmak, Koymak, Salmak, Ulamak, Vermek, İlave Etmek
- Nazaran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göre
- Azimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kararlı
- Telkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı (Düşünce) Aşılama, Kulağına Koyma
- Raşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürperme, Ürperiş
- Feylesof kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filozof, Düşünür
- Çözüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çare, Hal, Yeçim
- Sebzevat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sebze
- Godoş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pezevenk
- Lütfetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağışlamak, Söylemek, Vermek, İhsan Etmek, Bildirmek, İzin Vermek, Müsaade Etmek
- Akabinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkasından, Hemen Arkadan, Ardından, Hemen Ardından, Hemen Arkasından
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü