Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Efsunlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okuyup Üflemek, Büyülemek, Büyü Yapmak - Şûra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meclis, Kurul
- Bir Cür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdeş
- Fena Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Fenalaşmak
- Ritmik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenli, Tartımlı
- Sallasırt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırtına Almak
- Koloniyalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sömürgeci
- Sucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saka
- Mahalli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöresel, Yerel, Lokal, Yerli
- Fren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durduraç, Eğleç
- Müsabaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarışma, Yarış
- Kakımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darılmak, Kızmak, Öfkelenmek, Paylamak
- Görme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşahede
- Şualamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işınlamak
- Jeotermik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerısıl
- Kalburüstü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçkin, Değerli, Güzel, Seçme
- İnsanca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsani
- Er kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkek, Asker, Yiğit, Kahraman, Sahip, Yetenekli, Kişi, Koca, Mert, Nefer, Zevç, Ehil, Erken
- Morfoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapıbilim
- Çökme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçük
- Popülasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nüfus, Varlık
- Hal Hareket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidiş
- Hürmetsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygısızlık
- Aktris kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyuncu
- Eksantrik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıksı, Aykırı, Dışözdekli
- Töre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adet, Gelenek, Ahlak
- Kellesinden Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Asilzade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soylu
- Kıl Kuyruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelimsiz, Zayıf, Züğürt
- Yülümek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıraş Etmek
- Kabar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nasır
- Darlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yokluk, Yoksulluk
- Hamilelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gebelik
- Tevazu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak Gönüllülük, Gösterişsizlik
- İp Ucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delil, Kelepin Ucu
- Olgunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekâmül
- Ahdetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ant İçmek, Yemin Etmek
- Kakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtmek, Vurmak, Batırmak
- Çömlekçilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çanak, Çömlek
- Pek Çok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gayet, Çok Fazla
- Şakımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ötmek, Söylemek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü