Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mevlit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğum - Kıvançlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memnun, Mutlu
- Paytak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpık; Piyon
- Tuğ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorguç
- Rızk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doygu, Azık; Nimet
- Âdeta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanki, Hemen Hemen, Bayağı, Basbayağı, Neredeyse, Enikonu
- Sürdürümcü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abone
- Lirizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoşkunluk
- Kuvvetsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçsüzlük
- Muhasebeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayman
- Komik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülünç, Mezeli, Güldürücü
- Coşkunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ateş, Galeyan, Hararet, Yangın
- Sömürü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstismar
- Projeksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzdüşüm, Gösterim, Yansıtma
- Zan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanı, Güman
- Artırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müzayede, Teras
- Rampa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yokuş
- Ismarlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havale, Sipariş
- İstinat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesnet, Dayanma, Yaslanma
- Istılahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terimsel
- Parke Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seki Taşı
- Güllabi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıkgöz, Kurnaz
- Münacat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakarış
- Orijinallik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgünlük
- Devamsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreksizlik
- Şaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bocalamak, Şaşalamak, Tanlamak, Hayret Etmek
- Nekbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkünlük, Talihsizlik
- Yetişme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelme
- Saz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlama, Çalgı, Kamış, Kopuz, Hasırotu, Bağlama, Telli Çalgı
- Mevzu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahis, Konu, Laf, Sadet
- Zırıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zırlamak
- Zararlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokuncalı, Muzır, Tahripkâr, Kötü, Muzır, Olumsuz, Pis
- Esbak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Geçmiş
- Oturuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatışmak
- Tamu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehennem
- Bir Tane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biricik, Yegâne
- Asabiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinir Sayrılıkları
- Müstesna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıcalıklı, Ayrık, Şaz, Kural Dışı, Hariç, Sıra Dışı, Ayralı, Ayral, Ayranmış
- Şinanay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevinç, Memnunluk; Cicili Bicili
- Leb kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dudak
- Komisyoncu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arapaycı, Aracı, Simsar
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü