Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mevlit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğum - Haksever kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrucu
- O Zaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı O Vakit, Onda
- Danışkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşkan
- Arkalama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardım
- Murahhas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delege, Salgıt
- Eytişim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyalektik
- Sıcaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alev, Hararet, Isı, Sühunet
- Erendiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jüpiter, Müşteri
- Hasebiyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolayısıyla, Ötürü, Den Ötürü
- Şans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baht, Güman, İhtimal, Kısmet, Talih, Uğur, Yıldız, Felek
- Yetenekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahir
- Kırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaba, Gücendirici, Acı, Ağır, Keskin
- Grado kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derece
- Yatırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bastırmak, Düzeltmek, Harcamak, Tevdiatta Bulunmak, Eğmek
- Müşkülpesent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İratçıl, Titiz
- Ay Işığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mehtap
- Ateşlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hararetlenmek, Isısı Artmak, Aşka Gelmek, Coşmak
- Nalın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayaklık, Ayakman, Takunya
- Kazara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmeden, Gözlenilmeden, Rastgele, Tesadüfen, Yanlışlıkla, Kazaen, Rastgele
- Venüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çolpan, Çoban Yıldızı, Çulpan, Zühre
- Düzeltme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Islah, Islahat, Reform, Rötuş
- Havadan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Değersiz
- İstisnasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıksız
- Birinci Sınıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mükemmel
- Cehre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğ, Pamuk
- Nasılsa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elbette
- Arık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ark, Su Yolu, Temiz, Güçsüz, Enez, Cılız, Sıska, Zayıf, Kuru, Çorak
- Birim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ünite, Vahit
- Asabiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinirlilik
- Zula Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırmak, Çalmak, Gizlemek, Saklamak
- Cihet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semt, Taraf, Yan, Yön
- Aydın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Entelektüel, Münevver, Kültürlü, Okumuş, Görgülü, İleri Düşünceli, Işık Alan, Işıklı, Aydınlık, Sarih, Somut, Vazıh, Veciz, Ziyalı
- Abluka Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşatmak
- Metfen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabir, Mezar
- Gülgûn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pembe
- Gezme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyran
- Kült kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapma, Tapınma; Din; Dinsel Tören, İbadet, Ayin
- Reis Bey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkan
- Yalınlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadeleşmek
- Hareket Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranmak, Deprenmek, Oynamak, Yapmak, Yürümek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü