Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Metazori kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla - Koalisyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortak Yönetim
- Muharebe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaşmak
- Yüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Surat, Sima, Çehre, Beniz, Bet, Kap, Kopya, Satıh, Suret, Taraf, Utanma, Üzeri, Yan, Yüzey, Cüret, Ön Taraf, Görünüş, Cephe
- Teali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükselme, Yücelme
- Leyli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatılı
- Hatun Kişi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın
- Yâren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Yakın Dost
- Müsteşrik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğubilimci, Şarkşinas
- Kavuştak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakarat
- Derhatır Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatırlamak
- Kros kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kır Koşusu
- Geçinememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşamamak, Bağdaşamamak, Uyuşamamak
- Kilitlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapamak, Kenetlemek, Kıfıllamak
- Gayritabii kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acayip, Sapık
- Biçimci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekilci, Şekilperest, Tutum
- Akşam Namazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akşam
- Eğrice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığır Sineği, Büvelek
- Narin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Nazik, Yepelek
- Torba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Poşet
- Durmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlemek, Hareketsiz Kalmak, Beklemek, Dayanmak, Dinmek, Eğlenmek, Kalmak, Kesilmek, Yaşamak, Yüzmek
- Kesiksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devamlı, Sürekli, Süreli
- Sonsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Ebedi, Ebedî, Tükenmez, Bitimsiz, Sonrasız
- Fesat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozukluk, Arabozucu, Karışıklık, Hile, Kargaşalık, Kundak, Bozut
- Atıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tembel, Uyuşuk, İşsiz, Boş, Aylak, İşe Yaramaz, Etkisiz, Süreduran
- İhtiyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karı, Koca, Moruk, Pir, Seçme, Yaşlı, Kocamış, Erkinlik, Özerklik
- Harekat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranışlar, İşler; Manevra, Çarpışma, Çevirme, Kovalama
- Abdesthane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayakyolu, Tuvalet
- İptila kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkünlük, Müptelalık
- Kavurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızartmak, Kurutmak, Mahvetmek, Yakmak, Yok Etmek
- Billur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırça, Kristal, Kesme Cam, Koç Yumurtası
- Şüheda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şehitler
- Öfkelenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feveran
- Üvendire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönder, Mıh, Mıhça
- İdare Eden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakim
- Şehadetname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diploma
- Diploma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeterlilik Belgesi, İcazet, Lisans Belgesi, İcazetname, Şahadetname
- Herhangi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rastgele
- Endamsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelimsiz, Kısa
- Alısün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çınka, Telefon
- Ör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çit, Perde, Havale
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü