Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Matematik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlembilim, Cebir - Bildiri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebliğ, Tebligat, Beyanname, Beyanat
- Zımbırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zırıltı
- Hoppa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafif, Havai, Delişmen, Serbest, Koket
- Örümce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örümcek
- Mektepli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okullu, Öğrenci
- Gayrimuntazam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağınık, Gelişigüzel
- Taş Pamuğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaya Lifi, Asbest
- Engebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıza, İniş Yokuş, Kabarık
- Tezyin Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süslemek
- Telemetre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklıkölçer
- Âşıktaşlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oynaşmak
- Devirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşürmek, Yıkmak, İçmek, Yuvarlamak
- Tahavvül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönüşüm
- Rampa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yokuş
- Yarbay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaymakam
- Müdür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöneten, Yönetici, İdareci, Başöğretmen, Yönetmen
- Rafinaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtım
- Gayrimahdut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz
- Rahne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gedik, Yarık, Deşik
- Çıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halat Ucu
- Ağız Kavgası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tartışma
- Yersiz Hareket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaf
- Kökten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temelden, Cezri
- Duruşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahkeme, Murafaa
- Gebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz, Hamile, İki Canlı, Yüklü, Aylı
- Fıslamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fısıldamak
- Yafta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etiket
- Metris kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti Tabya
- Tutarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sara
- Kırmızı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Al, Kızıl
- Nüktedan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakacı, İnce, Nükteci
- Sağ Selamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salimen
- Tura kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuğra
- Saraka Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlenmek
- Özgesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öbürü
- Teferruat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntı, Detay
- Gerçekleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teyit
- Olağandışı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pek Olağanüstü, Harikulade
- Kıskançlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıskanmak
- Zen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü