Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Rendelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yontaçlamak - Şarkıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solist, Okuyucu, Hanende, Muganni, Muganniye, Aydımcı
- Üşengen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üşengeç, Tembel
- Tümen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığın
- Terettüp Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekmek
- Kirmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğ
- Evinsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Kof
- Silüet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gölge, Karaltı
- Velvele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Bağrışma, Yaygara, Patırtı
- Sarkaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kevgir, Rakkas, Pandül
- Azalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üyelik
- Zebun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkün, Güçsüz, Âciz, Zayıf, Argın
- Devrolmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmek
- Fırtık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sümük
- Kâbus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karabasan, Sıkıntı
- Mucip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerektirici
- Esbap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elbise
- Parıltılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıl Işıl
- Abıhayat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bengi Su, Dirim Suyu
- Rubaî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dörtlü, Dörtlük
- Nüfus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahali, Kişi, Şenlik
- Duluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakak, Yüz
- Üstünlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galebe
- Tutarsız Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelişmek
- Çoğunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokluk, Ekseriyet
- Fehamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer
- Velut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğurgan, Üretken, Barlı, Mahsullü, Verimli
- Meraklanan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütecessis
- Toplaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplanmak
- Nemlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşarmak
- Açı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yön, Görüş, Zaviye, Bucak
- Tabii Afet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğal Yıkım, Felaket
- Sabotaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baltalama
- Başlayıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müptedi
- Yirik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yırtık
- Şirpençe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karaçıban
- Firkete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saç Tokası, Çengelli İğne, Tel Maşa
- Sıyırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşürmek, Kaldırmak
- Kederlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzülmek, Tasalanmak
- Kocabaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükbaş
- Nom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanun, Yasa
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü