Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mecaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişmece - Misket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülle, Bilye
- Dava kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celse, Sevgili, Sorun, Ülkü, Konu, Sav, Mesele
- Sorutkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Somurtkan
- Yekün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplam
- Demek Ki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demeli, O Hâlde
- Duyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyarlı, Duygulu, Hassas
- Alıngan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulu, Hassas, Nazik Yürekli
- Erzak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azık, Yiyecek
- Cihaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alet, Aygıt, Çeyiz, Takım
- Nitelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karakterize Etmek, Tavsif Etmek, Vasıflandırmak
- Hemşire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıp Bacısı, Şvester, Kız kardeş, Bacı, Simil
- Sahiplik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyelik, El, Mülkiyet
- Ezber Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezberlemek
- Zifaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerdek
- Çimke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ders, İbret
- Örsek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkün, Perişan
- Milletvekili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mebus, Vekil, Saylav
- Birleşmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mürekkep
- Yeksan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir, Düz, Eşit
- Banyo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hamam, Yıkanma, Çimme, Yunak
- Esvap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi, Giyecek, Elbise
- İstikrarsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dengesiz
- Gıybet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekiştirme, Kötüleme, Kov, Kovculuk
- İdarehane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büro
- Gırla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alabildiğine, Pek Çok
- Üniversal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acunsal, Evrensel
- Çarkıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Eski, Sakat
- Çürük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmuş, Temelsiz, Boş, Dayanıksız, Sakat
- Mahiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aylık
- Domur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabarcık, Tomurcuk
- Bilezik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelepçe
- Cılızlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurumak, Zayıflamak
- Kağnı Arabası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kağnı
- Bakımevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kademe
- Denklem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşitlik, Muadele
- Damgalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mühürlemek, Damga Vurmak, Lekelemek, Karalamak, Kötülemek
- Ehven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ucuz, Yeğ, Hesaplı, Daha Az Kötü, Zararsız
- Üzüntülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kederli, Sıkıntılı, Dertli, Dokunaklı, Üzücü, Müteessir, Yanık, Yaralı
- Soysal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygar, Medeni
- Muvazzaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görevli, Ödevli, Ödevlenmiş
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü