Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cihaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alet, Aygıt, Çeyiz, Takım - Bozyel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lodos
- Körlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Frengi
- Devingen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareketli, Mütearrik
- Teati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verişme
- Kaytarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geri Vermek, İşten Kaçmak, İade Etmek, Reddetmek
- Esirgeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Himaye, Rahim
- Kızılca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızamık, Kızıl
- Kadim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Ezelî, Aşnı, Bayrı, Çoktan Ki
- İnfilak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patlamak
- Lüzum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyaç, Gerek, Hacet, İcap, Gereklik
- Uzatılmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzantı
- Arı Peteği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovan
- Uçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirmek, Cennet, Kalkmak
- Gece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akşam, Geceleyin, Tün, Şeb
- Hendek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Or
- Mümasil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzer
- Hırsızlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalmak
- Muhasebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saymanlık
- Nakliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşıma
- Koşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çift, Eş, İkiz
- Süratle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hızla, Çabucak
- Platin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akaltın
- Haberdarlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyarmak
- Polo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevgen
- Dirije kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güdümlü
- Silkelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dövmek, Etkilemek, Sarsmak
- Duyuru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildiriş, İlan, Anons
- Veliyullah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Veli
- Kök kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Cins, Dip, Esas, Havuç, Kaynak, Köken, Nesep, Sap, Şişman, Temel, Üs
- Çöp Tenekesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berbat, Kötü
- Camız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manda, Su Sığırı, Kömüş
- Sahiplenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetmek, Korumak
- Pinel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yel oku
- Yakınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hususiyet
- Bölüşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üleşmek, Paylaşmak, Taksim Etmek
- Muayenehane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mualecehane
- Kaşındırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Isırmak, Yemek
- Sesteş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş Sesli
- Örtülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Kapalı, Müphem, Saklı
- Alaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alev, Yalaz, Kıvılcım, Yalım
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü