Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cihaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alet, Aygıt, Çeyiz, Takım - Kom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağıl; Yayla Evi; Köy, Çiftlik
- Zevç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koca, Er, Hayat Yoldaşı, Eş
- Sürdürümcü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abone
- Yayçizer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pergel
- Alakarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saksağan
- Sabretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmak, Hazmetmek, Katlanmak
- Şapadanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın
- Tenya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şerit
- Klinometre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğimölçer
- Mükedder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kederli, Üzgün
- Endüstri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanayi, İşleyim, Uran
- Eğleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Eğlenmek, Kalmak, Yaşamak, İkamet Etmek, Tevakkuf Etmek
- Beti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekil, Biçim
- Müzik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalgı, Musiki
- Karye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köy
- Sıvışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapışkan, Bulaşkan, Rahatsız Eden
- Zamme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ötre
- Güçlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı, Dayanıklı, Demir, Diri, Gürbüz, Kadir, Korkunç, Kudretli, Kuvvetli, Muazzam, Üstelik, Yüksek
- Suiistifade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suistimal
- Paraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adimcik
- Yüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Surat, Sima, Çehre, Beniz, Bet, Kap, Kopya, Satıh, Suret, Taraf, Utanma, Üzeri, Yan, Yüzey, Cüret, Ön Taraf, Görünüş, Cephe
- Arzuhalci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilekçeci
- Cumbalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takla
- Haricen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dıştan
- Tefevvuk Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bastırmak
- Gerçekleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teyit
- Muadil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşit, Dengeşik, Denk, Eşdeğer
- Analog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzer, Eş
- Toht kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasma
- Çalışır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşgul
- Benzetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Dövmek
- Onay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasdik, İcazet, İzin, Doğrulama, Gerçekleme, Uygun, Yerinde, Muvafık, Münasip
- Ebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mamacı, Nine
- Dikizlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetlemek
- Tevkif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoyma, Tutuklama, Durdurma, Tutma
- Aşağılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakaret Etmek, Tenezzül Etmek, Tezellül Etmek, Boyamak
- Olanaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabil, Mümkün, Olabilen, Olabilir
- Daye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dadı, Lala
- Bağlılaşım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlılık
- Dayanışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Topluluk
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü