Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Matah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimse, Mal, Eşya, Şey - Tahnit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mumyalama
- Can Kuşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruh
- Meyil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğim, Akıntı, Özlem, Eğilim, Temayül, İlgi, Eğiklik, Sevme, İstek
- Tedirgin Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşmak, Dokunmak, Sarmak, Yemek
- Kara Talih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara Yazı
- Gayrimahdut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz
- Mortocu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmam
- Tüketim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoğaltım, İstihlak
- Filtre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süzgeç, Süzek
- Başvurma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müracaat
- Demir Hat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demir Yolu
- Zen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın
- İyilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhsan, Lütuf, Nimet, Salah, Kayra, Kerem, İnayet, Esenlik
- Enformasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salıklaşma, Salıklaşım, Bilişim, Haberleşme, Danışma, Tanıtma
- Atalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tembellik, İşsizlik, İşsiz Kalma, Gevşeklik, Uyuşukluk, Süredurum, İşlemezlik, Dinginlik, Durağanlık, Hareketsizlik
- Ayaklanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsyan, Kalkışma, Başkaldırı
- Plansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasarsız
- Sürgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Sürme, Tırkaz, Yuvak, Loğ
- Ergene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maden Yeri
- Hamakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmaklık
- Üzüntülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kederli, Sıkıntılı, Dertli, Dokunaklı, Üzücü, Müteessir, Yanık, Yaralı
- Döküm Yapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dökmek
- Çift kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkili, Çifte, Eş, Koşa
- Sel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşkın Su, Baskın, Yığın
- Acuze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kocakarı
- İhsanıhümayun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödül, Rütbe
- Kuldur Destesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çete, Şebeke
- Morg kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölühane
- Topa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küme, Tomar
- Aksilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terslik
- Şartname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşul Belgesi
- Mülkiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyelik, El
- Engel Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoymak, Çelmek, Göğüslemek, Menetmek, Önlemek
- Kulumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Çıldırmak, Delirmek
- Durak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanacak, Mevkif
- Çarpıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saptırmak, Eğriltmek, Yamultmak
- Didar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz, Çehre
- Polo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevgen
- Şişkinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümsek
- Çarpma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darp, Zarp
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü