Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Marul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâhı - Ağız Ağıza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamen
- Nosyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavram
- Kıvançla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memnuniyetle
- İstihsal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak, Elde Etmek
- Saygıdeğer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayın, Muhterem
- Avuntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teselli
- Okumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavramak, Küfretmek, Sövmek
- Aşevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokanta, Aşçı, Aşhane, Mutfak, Aş Ocağı, Yemekhane
- Sakırga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kene
- Omuzdaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Hempa
- Dahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ökeli, Bile, Da, Hatta, De
- Tediye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödeme
- Optik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görsel, Gözlükçü
- Pasaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirli, Dağınık, Düzensiz, Çapaçul
- Azamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüklük, Ululuk, Çalım, Kurumlanma, Onur, Gurur, Gösteriş, Görkem, Heybet, Kurum, Tekebbür
- Yezit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hilekâr, Sahtekâr
- Yerinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyi, Münasip, Şık, Uygun, Yeterli
- Mukaddeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlangıç, Ön Söz
- Alakalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgili
- Ödeşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fit Olmak
- Usa Vurma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhakeme
- Hamil Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşımak
- Üstün Tutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak
- Geçinememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşamamak, Bağdaşamamak, Uyuşamamak
- Konut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ev, Hane, İkametgâh, Menzil, Mesken, Yurt, Eğlek
- Taşlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katı
- Teklif Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önermek
- Tablo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keste, Levha, Manzara, Resim, Genel Görünüm, Görü, Çizelge, Cetvel
- Tamah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açgözlülük, Hırs, Doyumsuzluk
- Arka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geri, Art, Peş, Dal, Dayı, Dip, Ense, Torpil, Üst
- Saksı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş, Kafa
- Muzaffer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yengici, Yenmiş, Üstünlük Elde Etmiş, Utkulu, Utkan
- Bildirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber Vermek, Anlatma, İfade, Bilgi Vermek, Anlatmak, İfade Etmek, Aktarmak, Beyan Etmek, Getirmek, Lütfetmek, Vermek, Yayımlamak
- Paydaşlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İştirak
- Ketmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapa
- Somurtkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abus, Karakabak, Suratsız, Asık Yüzlü
- Fahrî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onursal, Gönüllü, Karşılıksız
- Beklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyalanmak, Eğlenmek, Gözlemek, Ummak, Aramak, Durmak, Gözetmek, İstemek, Korumak
- Muvafıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutabakat
- Önel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mehil, Mühlet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü