Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Temizleyici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtıcı - İsteme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rıza
- Muvazenesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dengesiz
- Tehlikeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Ciddi, Korkulu, Kötü, Netameli
- Lime Lime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cırık Cındır, Parça Parça
- Cuşiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşkunluk
- Yapılageliş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teamül
- Fıttırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıldırmak, Delirmek
- Aş Damı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutfak
- Beniâdem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âdemoğlu, İnsan, İnsanlar
- Kilolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Şişman
- Görüşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sohbet, Konuşma, Musahabe, Mülakat, Müzakere, Temas, Ziyaret
- Duman Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Yok Etmek
- Sıhhatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlıklı, Doğru, Esen, Sağlam
- Yayın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşriyat, Eser, Yapıt
- Baht kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talih, Yazgı, Mut, Sur, Kader, Şans, Felek, Alın Yazısı, Nasip, Yıldız
- İmaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayır Evi
- Asan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolay
- Telefon Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeng Etmek
- Matlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soluklaşmak
- Uzaktan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şahsen
- Ardılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatmak, Sataşmak
- Reflektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yansıtaç, Yansıtıcı
- Mübadele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişme, Değişim, Değiş Tokuş
- Kahve Parası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahşiş
- Empati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygudaşlık, Özdeşlik, Diğerkâm
- Aklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İbra Etmek, Temize Çıkarmak, Beraat Ettirmek, Beraat Kazandırmak
- Saflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Safiyet
- Hükûmet Merkezi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkent
- Trafik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidiş Geliş, Katnav, Seyrüsefer, Yol Hareketi, Yoğunluk
- İhsan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lütfetmek
- Kalpsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımasız, Merhametsiz
- İskambil Kâğıdı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâğıt
- Uğru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol; Hırsız
- Tutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrımak, Alıkoymak, Avlamak, Bağlamak, Başlamak, Beğenmek, Benimsemek, Bürümek, Girişmek, İzlemek, Kalmak, Kaplamak, Kapmak, Kavramak, Kullanmak, Müdafaa Etmek, Saklamak, Sarmak, Saymak, Sunmak, Taraftar Olmak, Tutuklamak, Uğramak, Ulaşmak, Varmak, Yakalamak, Yapışmak, Yapmak, Yenmek, Yönelmek, Zapt Etmek
- Batkınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İflas
- Nezarethane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetimlik, Nezaret
- Dürümlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırmak
- Brulör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakaç
- Tutanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zabıt, Zabıt Ceridesi, Zab Varakası, Rapor, Mazbata
- Miat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süre
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü