Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Likidasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasfiye - Tanrısız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinsiz, İmansız, Putperest
- Kâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bazen, Kimi Zaman
- Tebrik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutlama
- Akıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akışkan, Sıvı, Akar, Kıvrak
- Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Bayılmak, Çevirmek, Dayamak, Görmek, Harcamak, Hasretmek, İletmek, Katmak, Lütfetmek, Ödemek, Satmak, Serpmek, Tespit Etmek, Uzatmak
- Belgin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık, Sarih
- Fiyatlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pahalı
- Misilleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dengiyle Karşılama
- Endeks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizin, Gösterge
- İcar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kira
- Teşri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasama
- Düzeltme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Islah, Islahat, Reform, Rötuş
- Gül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiçek, Kızılgül
- Delepmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlamak
- Resimlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Albüm
- Patika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keçiyolu, Çığır
- Bozan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öçürge, Silgi
- Direktif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönerge, Talimat
- Kurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünmek, Hazırlamak, Sağlamak, Tasarlamak, Yapmak, Monte Etmek
- Kazaen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazara
- Kabarıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümsek
- Münekkit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştirmen, Tenkitçi
- Bayrılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıdem
- Operatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cerrah, İşletmeci, Onman, Hekim, Teknisyen
- Süreli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devrî, Periyodik
- Gitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başvurmak, Buyurmak, Çalışmak, Çıkmak, Dayanmak, Değerlendirmek, Düşmek, Geçmek, Gezmek, İşlemek, Karşılamak, Ölmek, Saymak, Ulaşmak, Uzanmak, Varmak, Yakışmak, Yapmak, Yaraşmak, Yetişmek, Yetmek, Yürümek
- Dernek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cemiyet, Kuruluş, Kurul, Deri, Düğün, Toplantı
- Müşahede Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözlemek, Tarassut Etmek
- Tıpkı Tıpkısına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıpatıp
- Yalın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sade, Alev, Basit, Bezeksiz, Çıplak, Dal, Düz, Süssüz, Burhan
- Üslupçu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçemci
- Fark kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrım, Üstelik, Tefrik, Başkalık
- Bozuk Para kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Bozukluk
- Damarı Bozuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, Huysuz, Sinirli
- Boyunca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyu veya Uzunluğu Kadar; Sürdüğü Zaman Kadar, Süresince
- Donanımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuvvetli
- İmtizaç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağdaşmak, Uyuşmak
- Ortam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlem, Ara, Dünya, Hava, Kucak, Muhit, Vasat, Zemin
- Seksüel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cinsel
- Bağban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahçıvan
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü