Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Uyurgezer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sairfilmenam - Zanaatkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanatkâr
- Bağlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ambalaj, İlhak, Paket, Saz
- Koruma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Himaye, Muhafaza, Müdafaa, Vikaye
- Altüst Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkmak
- Zorlayıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücbir
- Kur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzey
- Onay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasdik, İcazet, İzin, Doğrulama, Gerçekleme, Uygun, Yerinde, Muvafık, Münasip
- Yolak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patika
- Lavta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebe
- Toy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acemi, Çaylak, Düğün, Genç, Naşı, Tecrübesiz, Tor, Ziyafet
- Beddua kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlenme, Lanet, İlenç
- Çuval kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teliz
- Tirildemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titremek
- Ergilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şilt
- Umacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öcü
- Havadan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Değersiz
- İmport kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışalım
- Mübahase Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahse Girmek, Tartışmak
- Agora kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan
- Satış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bey, Satmak İşi, Satım
- Mütebessim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güleç, Gülümseyen
- Okazyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırsat
- Bembeyaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Apak
- Yanılmazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsabet
- Meşbu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolmuş, Dolu
- Manyak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkün, Müptela
- Yağsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Zayıf
- Yasmık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mercimek
- Soldurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak
- Derlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplamak, Düzenlemek, Biriktirmek, Dermek, Tedvin Etmek
- Aktivite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinlik
- Yanıkara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karakabarcık, Şarbon
- Dengeleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvazene
- Eleştiri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kritik, Sınama, Tenkit, Yargılama
- Âşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurgun, Tutkun, Ozan, Sevdalı, Meşhur, Müptela, Yangın
- Kökünü Kesme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmha
- Mutasarrıflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sancak
- Hırgür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Dalaşma, Kavga
- Vekil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakan, Milletvekili, Sözcü, Mebus, Yeke, Temsilci
- İçtima kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplum, İclas, Toplantı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü