Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Jenerasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşak, Soy - Eşitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsavat, Muadelet, Müsavilik, Denklik
- Çevik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acar, Atak, Tetik
- Tutarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rabıta, Uygunluk
- Ayn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz
- Kûhi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Issız
- Denk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsavi, Beraber, Emsal, Tay, Yatak, Yorgan, Yük
- Vuru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuruş
- Pedal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayaklık, Ayakçak
- Yavuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sert, Yaman, Çetin, Fena, Güçlü, Gürbüz, Güzel, İyi, Kötü, Pek Sert, Kıyak
- Mini kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük, Ufak
- Arı Teknesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovan
- Temas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değinim, Dokunma, İlişki, Görüşme, Münasebet, Ulaşım, Değme, İlişki Kurma, Bağlantı, Ulaştırma, Bahsetme
- Yapılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri
- Garez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hınç, Kin, Düşmanlık
- Ümit Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklemek, Ummak
- Tevkif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoyma, Tutuklama, Durdurma, Tutma
- Mekik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzay Gemisi
- Tuf Tuf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yuhalamak
- Fahişelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fuhuş
- Ekstre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özet, Özüt, Öz
- Tekrir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yineleme
- Tevakki Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Sakınmak
- Öge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dahi; İlke, Unsur, Eleman
- Rabıta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlılık, Bağ, Bağlantı, Düzen, İlgi, İlişki, Komünikasyon, Sıra, Ulaşım, Tutarlık
- İçi Boş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz, Kof
- Zerzevat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güveri, Sebze, Yeşillik
- Batkınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İflas
- Alaçık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çardak
- Şevk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heves, İstek, Neşe, Sevinç, Arzu, Sevgi
- Direnme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukavemet
- Makine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araba, Kılga, Otomobil
- Güzellik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Letafet, Yumuşaklık
- Prediksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehanet
- Ön Yargı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peşin Hüküm
- Ole kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşa
- Peşinatsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öndülsüz
- Horlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Horuldamak
- Sıcaklıkölçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derece, Termometre
- Soğuklaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğumak
- Aza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Organ, Uzuv, Üye
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü