Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kavlen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözle - Gelişim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkişaf, Tekâmül
- Ret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirme, Kabul Etmeme, Uygun Bulmama, Geri Çevirme
- Ateş Balığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sardalya
- Geçiştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurtulmak, Savuşturmak, Atlatmak
- Beğenilmeyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berbat, İtici
- Yamukluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğiklik
- Gayret Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabalamak, Uğraşmak
- Demir Hat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demir Yolu
- Tiraj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskı
- Yetinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avunmak, Kalmak, Kani Olmak, Kanmak, Kifayetlenmek, İktifa Etmek
- Layık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakışır, Yaraşık, Müstahak, Şayan, Yaraşan, Değimli
- İstimbot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatana
- Mütenevvi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeşitli, Türlü
- Levye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanırtmaç
- Üşenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erinmek, Tembellik Etmek, Yüksünmek
- Düzmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylemek, Uydurmak
- Vuru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuruş
- Tümör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ur, Vejetasyon, Bağa, Neoplazma
- Dost kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Yâren, Gönüldaş, Yoldaş, Zamazingo, Bacanak, Sevgili, Yâr, İçten Seven, Oynaş
- Gönül Borcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Minnet, Şükran
- Kat Sayı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emsal
- Doz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derece, Miktar
- Seciye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evsaf, Huy, Karakter, Yaradılış, Özyapı, Ira
- Şatu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraça
- Saik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtki, Sebep, Neden, Güdü
- Zayiat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar, Ziyan, Kayıplar, Yitikler
- Karşıtlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zıddiyet, Mübayenet, Tezat, Zıtlık, Kontrast
- Temyiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırt Etme, Farklandırma, Seçme
- Mütenasip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orantılı, Uyumlu, Uygun
- Soy Ağacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şecere
- İhtiyar Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşlanmak
- Mütehavvil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişken
- Kararsız Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bocalamak
- Hakikatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vefalı, Vefakâr
- Çünkü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zira, Şu Yüzden Ki, Bu Nedenle Ki
- Gürültüsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sütliman
- Haberi Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmek
- Embriyo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oğulcuk
- Uzman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütehassıs, Bilirkişi, Kompetan, Eksper, Mahir
- Meşakkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlük, Sıkıntı, Zorluk
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü