Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Koyuvermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koymak, Salmak - Üstüne Götürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gocunmak
- Sap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkek, Kabza, Kök, Saplak, Gövde, Tutamak, Kabza
- Narahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedirgin
- Kan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soy
- Yol Azığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yolluk
- İnanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kani
- Termal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Isıl
- Gerçekten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayağı, Doğrudan, Fiilen, Hakikat, Hakikaten, Nitekim, Sahi, Sahiden, Yakinen
- Alım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekicilik, Cazibe, Çalım, Gurur, Hava, Kurum
- Yaradan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Allah, Tanrı, Hakk
- Çabukça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Sungur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akdoğan
- Kolluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manşet; Polis Veya Jandarma, Zabıta
- Taalluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlişik, İlgi
- Kimse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sima, Şahıs, Nefer
- Araba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otomobil, Taşıt, Vasıta, Kölük
- Cop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değnek
- Aydınlatma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tavzih
- Şüpheli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşkulu, Kötülükçü, Zanlı, Çirkin
- Medeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kültürel, Uygar
- Gürlek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağlayan
- Çıkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük Bohça, Çıkın
- Kısılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takabbuz
- Sadakatsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhanet
- Mağaza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Satım Evi, Dükkân, Salon
- Uğraşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmak, Didişmek, Savaşmak
- Lanse Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşhur Etmek, Tariflemek
- Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlamak, Bulunmak, Çıkmak, Geçmek, Tamamlanmak, Yapmak, Yetişmek
- Elmacık Sümüğü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elmacık Kemiği
- İllet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hastalık, Bozukluk, Neden, Sebep, Zehle Döken
- Yollamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göndermek, Atmak, Çekmek, Çıkarmak, Sunmak
- Tenkit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştirme, Eleştiri, Noktalama
- Dalgın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikkatsiz, Gafil
- İzlenim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntiba, Teessürat
- El Uzluğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maharet
- Hafifletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azaltmak
- Tevettür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerilim
- Çöplük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezbele
- Oba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çadır, El, Ova, Yazı
- Reis Bey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkan
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü