Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Efe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağabey, Kabadayı, Yiğit, Zeybek - Mağara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyuntu, İn, Kovuk
- Geçende kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bugünlerde, Geçenlerde
- İhata Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Çevirmek, Havi Olmak, Kapsamak, Kavramak, Kuşatmak, Sarmak
- Domates kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızanak
- Bildiri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebliğ, Tebligat, Beyanname, Beyanat
- Üzeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üst, Beden, Boyun, Giysi, Kimlik, Satıh, Varlık, Vücut, Yüz, Yüzey
- Yelsemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayatlamak
- Arpa Suyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bira
- Zangırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titremek
- Karar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesin Yargı, Azim, Ölçülü, Hüküm, Rey, Tartı
- Ekşimsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buruk
- Dilekçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ariza, İstida, Arzuhal
- İdadiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lise
- Islah Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek
- Vahamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırlık, Korkulacak Durum
- Ayan Beyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besbelli, Apaçık, Açık Seçik Bir Biçimde
- Mangiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Para
- Dudak Boyası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruj
- Mürettiplik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizmenlik
- Kıraç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çorak
- Nebülöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulutsu
- Skeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyuncuk, Küçük Oyun
- Yalpı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yamaç
- Doğu Bilimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarkiyat
- Baş Döndürücü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı
- Esrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırlar, Gizler; Duman, Keyif, Maden, Mal, Ot, Uyarıcı, Sarhoş Edici, Uyuşturucu Zehir
- Direkt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrudan, Birbaşa, Düz, Duraksız, Doğruca, Dolaysız, Aracısız
- Özbek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yürekli, Cesur
- Konformist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydumcu
- Naz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilve, Eda, İşve, Şive
- Obsesif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takınçlı
- İlmik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlmek
- Şatır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşeli, Şen
- Ait kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgilendiren, İlişkin, İlişik, İlgili, Değgin
- Kestirim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahmin
- Katiyetle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinlikle
- Beledi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerleşik
- Tümce Bilgisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz Dizimi
- Sıskalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurumak
- Yüz Sathı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz Ölçümü
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü