Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kabullenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benimsemek - Ulaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağ Eylem
- Çim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alak Otu
- Nahak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşuna, Gereksiz
- Atamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayin Etmek, Kaldırmak
- Bir Cinsten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütecanis, Bağdaşık
- Semaver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynavuk
- Çekememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıskanmak, Katlanamamak
- Mutlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsız, Kesin, Kesinlikle, Muhakkak, Salt, Saltık
- Fars kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güldürü
- Kızoğlan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakire
- Dümbük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pezevenk
- Değerbilir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyilikbilir, Kadirbilir, Kadirşinas
- Bir Tahtada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yekten
- Direnç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukavemet; Rezistans
- Giderilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak
- Semt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölge, Yöre, Cihet, Taraf, Veçhe, Yaka, Yan, Yön
- Tapsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitkin
- Duygun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulu, Hassas
- Kalıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşık, Harabe, İşaret, İz, Tortu, Bakiye, Yıkıntı, Enkaz
- Anılan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezkûr
- İlaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çare, Merhem, Em, Deva, Derman, Ot, Önlem
- Balkır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parıltı, Şimşek
- Sittinsene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Altmış Yıl, Yıllar Yılı
- Öğürtlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Seçmek, Temizlemek
- Bağlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevmek, Alışmak, İlişmek, Tapmak
- Dönence kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medar
- Onanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasvip, Tasdik, Muvafakat
- Evvela kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkönce, İlkin, Önüç, Önce
- Dondurma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buzkaymak
- Kılgısal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygulamalı
- Ukala kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgiç
- İncelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tetkik Etmek, Tekşirmek, Araştırmak, Bakmak, Eşmek, Gözlemek, İzlemek, Karıştırmak, Kaşımak
- Bıkkınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usanç
- Bilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alim
- Sahne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüntü, Oyun, Oyunluk, Podyum, Görüntü, Bölüm
- Kenger kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaban Enginarı, Eşek Dikeni
- Yayılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksetmek, Büyümek, Çıkmak, Çökmek, Otlamak, Sirayet Etmek, Sıvışmak, Sızmak, Yansımak, Yaygınlaşmak
- Flu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulanık
- Tadil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişke, Değişiklik
- Tersane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezgâh
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü