Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Engebelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engebe - Had kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derece, Kota, Sınır, Terim, Uç
- Üvendire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönder, Mıh, Mıhça
- İmik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz, Gırtlak, Bıngıldak
- Durağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabit, Yerli, Hareketsiz
- Galeyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşma, Kaynama, Coşkunluk
- Gururlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mağrur
- Tevkifhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutukevi, Mahpushane, Cezaevi, Hapishane
- Güzergâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğrak, Geçek, Gidiş Yolu, Yol Üstü, Yol Boyu, Geçek
- Konkre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Somut
- Ervah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruhlar
- Marazlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasta
- Avantajsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararsız
- Dikit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Stalagmit
- Koloniyalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sömürgeci
- Atlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurtulmak, Aldatmak, Ekmek, Paketlemek, Savmak, Savsaklamak, Savuşturmak
- Ekenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezra
- Duman Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Yok Etmek
- İstikraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borç, Ödünç
- Telâş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Endişe, Kargaşa, Kaygı, Sıkıntı, Tasa, İvecenlik
- İp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İplik
- Karnabahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güllü Kelem
- Boz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gri
- Temel Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanak, Esas
- Pezevenk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dümbük, Godoş, Muhabbet Tellalı, Kavat, Astik, Dasnik
- İddia kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sav, Taslama, İnat
- Okuntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davetiye
- Kıvırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burmak, Bükmek, Sapmak
- Esir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hava, Köle, Tutsak, Kul
- Bozan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öçürge, Silgi
- Titreyiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsıntı
- Tahallüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahlas
- Sepmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serpmek
- Beraat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arınma, Aklanma
- Jokey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Binici
- Eciş Bücüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpık Çurpuk, Eğri Büğrü
- Müptezel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz, Hürmetsiz
- Flört Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak, Kırıştırmak, Konuşmak
- Homojen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzeşik, Bağdaşık
- Musibet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Felaket, Uğursuz
- Cenup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güney
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü