Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yapraklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeşermek - Entipüften kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydurma, Derme Çatma, Çerden Çöpten
- Vakıa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgu, Gerçi, Olay
- Havai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Değersiz, Uçarı, Uçan, Hoppa
- Dışbükey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tömsü, Konveks, Muhaddep
- İltifat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beğenmek
- Sistem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizge, Düzen, Ayar, Yöntem, Dizim, Cümle, Tertibat, Yol, Takım, Öğreti
- İzzet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüklük
- Sükûn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgunluk, Sükûnet, Dinme, Dinginlik, Devinimsizlik
- Menşur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nişancı
- Kenar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azletmek
- Başka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diğer, Ayrı, Değişik, Farklı, Özge, Öbür, Sair
- Pencere Kapağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kepenk
- İskemle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sandalye
- Başkalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişmek, Farklılık Kazanmak, İstihale Etmek, Bozulmak
- Software kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazılım
- Onarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek, Tamir Etmek, Yapmak
- Ürperti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esme, Titreme
- Olumsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, İnkâr, Menfi
- Günortada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğleyin
- Anamalcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sermayedar
- Sıçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak
- Ayak Topu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Futbol
- Başına Buyruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsız, Özgür
- Sözlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lügat
- İri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hantal, Koca, Kocaman, Yoğun, Büyük
- Coşku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cümbüş, Galeyan, Heyecan, Kasırga
- Lakırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dedikodu, Ivır Zıvır, Laf, Söz
- Farazi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varsayımsal
- İspit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jant
- Halk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahali, El, Kamu, Folk
- Dincelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinlenmek, Konaklamak
- Prim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mükâfat, Kesenek, Ödül
- Höyük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurgan, Tepe
- Serüvenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maceraperest
- Ukubet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceza
- Çırak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakirt, Yamak, Dükkan Uşağı
- Siftinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adi, Bayağı, Berbat
- Kül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavurmak, Yakmak
- Başıkabak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçsız
- Kalpak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Külah, Papak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü