Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kamer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ay - Mastıçiçeği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öküzgözü
- Şehremini kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belediye Başkanı
- Kifayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeterlik, İktidar, Liyakat, Yetme, Kafi Gelme
- Sin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömüt, Makber, Metfen, Mezar, Kabir, Yaş
- Edat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgeç
- Sürel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daimi
- Yığıp Bağlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paketlemek
- Dinlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kulak Vermek, İşitmek, Söz Dinlemek, Uymak
- Tutulmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müptela
- Mahlut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışım, Katışık
- Yapılaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşmak
- Pisboğaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Obur
- Karmaşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmakarışık, Kompleks, Mürekkep, Mudil
- Çal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kır, Taşlık Yer, Çıplak Tepe
- Dü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İki
- Seki Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parke Taşı
- Yaradan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Allah, Tanrı, Hakk
- Fecaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Facia, Musibet
- Mezbaha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesimevi, Kesimhane, Sallakhane, Kanara
- Madun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alt
- Kaytaban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başıboş
- Girmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Başlamak, Bulaşmak, Buyurmak, Dönüşmek, Erişmek, Fethetmek, Geçmek, Girişmek, Kaçmak, Katılmak, Sığmak, Ulaşmak, Vurmak
- Sebat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnme, Direşim, Dura, Direşme
- Ahdetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ant İçmek, Yemin Etmek
- Klasiklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kökleşiklik
- Devralmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teslim Almak
- Gayrikanuni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasa Dışı
- Güdelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovalamak
- Podyum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüksekçe Yer, Seki
- Gevher kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cevher
- Ütilitarizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararcılık
- Savaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuruş, Cenk, Harp, Kavga, Muharebe, Mücadele, Sefer, Uğraşma, Didişme
- Arzıhal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilekçe
- Çalışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğraşma, Mesai, Gayret, Emek, Faaliyet, Himmet, İş
- Elerki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demokrasi (doğrusu el erki)
- Sicim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kınnap, Keten
- Ara Bulucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aradüzelten, Vasıtacı
- Kumanya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azık, Er Azığı
- Kir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çirk, Leke, Pasak, Pislik, Şaibe
- Kursak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü