Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tashih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltme, Doğrultma - Geçilme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçiş
- Âdemoğlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsanoğlu, Kişioğlu, İnsan
- Umursamamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savsaklamak
- Kale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamal, Kermen, Kurgan
- Yasama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanunvericilik, Teşri
- Facia kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Afet, Fecaat, Acıklı Olay, Bela; Trajedi, Drama, Ağlatı, Çok Acıklı Tiyatro Oyunu
- Denetlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onaylamak, Teftiş Etmek, Murakabe Etmek, Kontrol Etmek
- Dehşetengiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkunç
- Selen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi, Haber, Ses
- Bozulma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıza, Tefessüh
- Korna Çalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinyal Vermek
- Sarsmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallamak, Silkelemek, Silkmek
- Ferahlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahatlamak
- Safahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evreler, Safhalar
- Kronometre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreölçer
- Ufuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Görüş, İhata, Gözerimi, Çevren
- Sallamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsmak, Savsaklamak, Savurmak, Yellemek, Hareket Ettirmek, Baştan Savmak
- Diyagram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizenek
- Yıldızlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık, Duru
- Varda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savul, Kezik, Dikkat, Destur
- Müesses kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurulu
- Hamal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşıyıcı, Yükçü
- İrs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıtım, Soyaçekim
- Medcezir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelgit
- Perişanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karanlık
- Çaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceht, Gayret, Hız, Sürekli Çalışma
- Eğilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meyletmek, Yamulmak, Yatmak
- Kabare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meyhane
- Sızlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağlamak, Sızıldanmak, Vızıldamak, Yakınmak, Dert Yanmak, Şikayet Etmek, Tazallüm Etmek, Şekva Etmek
- Cemetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplamak, Bir Araya Getirmek
- Elit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçkin
- Düzen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyum, Nizam, Sistem, Konsept, Rejim, Komple, Al, Dek, Dolap, Fırıldak, Hile, İntizam, Kapan, Kol, Komplo, Olta, Oyun, Rabıta, Seviye, Sıra, Tertibat, Tertip, Yerleştirme, Akort
- Açık Oturum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Panel, Açık İclas
- Ön Yargı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peşin Hüküm
- Asbest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaya Lifi, Taş Pamuğu
- Hayalci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayalperest
- Kimya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nesnebilim
- Tehdit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözdağı, Korkutma, Zılgıt, Keskenme, Gözdağı Verme, Gözünü Korkutma
- Mösyö kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bey, Bay
- Hoşlanmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buruşmak, Yermek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü