Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hissiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygular - Yanıtlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cevaplamak, Cevap Vermek
- Sonraya Saklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ertelemek
- Zımba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delgeç, Delik, Delgi
- Telepatik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzduyumsal
- Bitirimhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumarhane
- Toplaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplanmak
- Üşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üşüşmek
- Katışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılmak
- Kargışlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melun, Lain
- Muhakeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargılama, İrdeleme, Kıyaslama, Uslamlama
- Kalitatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Niteleyici
- Teber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Balta
- Kocalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kocamak, Yaşlanmak
- Teeddüp Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılmak, Utanmak
- Menşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlangıç, Kaynak, Köken, Sebep, Yetişek, Kök
- Selemci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tefeci
- Yan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraf, Cephe, Cihet, Huzur, Kanat, Kat, Kenar, Semt, Taç, Tali, Üst, Yer, Yön, Yüz
- Selim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dürüst, Doğru, Kusursuz
- Bağış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teberru, Hibe, Yardım, Armağan, İane
- Riayetkâr Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uymak
- Erendiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jüpiter, Müşteri
- Harfler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hurufat
- Tüketim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoğaltım, İstihlak
- Tapınak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mabet
- Binaenaleyh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bundan Dolayı, Dolayısıyla, Buna Göre, Bunun İçin, Bundan Ötürü, Bunun Üzerine
- Önel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mehil, Mühlet
- Nizami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenli, Kurallı
- Dizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şalvar
- Belirlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saptamak, Tayin Etmek, Tanımlamak, Sınırlamak, Daraltmak, Muayyen Etmek, Tespit Etmek, Yakalamak
- Akut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İleri
- Kontrol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetçi, Denetim, Muayene, Nezaret, Yoklama, Denetleme
- Lazım Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekmek
- Refakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşlik, Yoldaşlık, Arkadaşlık
- Sivrilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükselmek, Seçilmek, Yükselmek
- Kalifikasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nitelik
- Arak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ter
- Pufla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabarık, Yumuşak, Kaba
- Kılavuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mürşit, Öncü, Rehber
- Şamatalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültülü, Patırtılı
- Rantçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lüpçü, Getirimci
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü