Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Pufla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabarık, Yumuşak, Kaba - Programsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlencesiz
- Deprem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket, Sarsıntı, Zelzele, Zerzele, Yer Sarsıntısı
- Sayım Bilimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstatistik
- Koordine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşgüdümsel, Eşgüdümlü
- Yorgun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitap, Bitkin, Halsiz, Harap, Turşu
- Nedamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pişmanlık, Yerinme
- Dedikodu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Laf, Lakırtı
- Çer Çöp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döküntü, Süprüntü, Zir Zibil
- Verecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borç
- Zühul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hata, Unutma, Yanılma, Atlama, Yanıltı
- Hediyelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Armağanlık
- Dalda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Himaye; Korunmuş Yer
- Oyuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovuk
- Özgülemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasretmek, Vermek
- Aklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İbra Etmek, Temize Çıkarmak, Beraat Ettirmek, Beraat Kazandırmak
- Basımevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matbaa
- Anemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kansızlık
- Didaktik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretici; Öğretim Bilgisi
- Taharetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cünüp
- Yıkıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahripkar
- Temas Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahsetmek, Değinmek, Değmek, Dokunmak
- İpucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti, Delil, Emare, İz
- Şevket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heybet, Görkem
- Lakırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dedikodu, Ivır Zıvır, Laf, Söz
- Anasır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Unsurlar, Ögeler, Elemanlar
- Bastırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğmak, Dikmek, Durdurmak, Gidermek, Gömmek, Kaplamak, Yenmek, Yırtmak
- Vesair kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diğer
- Trafik Polisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol Sakçısı
- Muktebes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıntılanmış
- İrrasyonalizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usdışılık
- Kaynatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak
- Sırtçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hamal
- Yalınkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek Kat, Dayanıksız
- Riayet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uymak
- Tesadüfen Gelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek
- Havaneli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havandeste
- Repo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faiz
- Ağ Tabaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Retina
- Mukaddema kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden, Evvelce, Önce
- Namus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğruluk, İffeti Akmanlık, Yüz Akı, Onur
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü