Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Çizgi, Sınır, Yazı, Yol, Geçek, Kanal - Sandıkça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahfaza
- Sümkürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fınkırmak
- Kökten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temelden, Cezri
- Trafik Polisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol Sakçısı
- Seki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaldırım, Set, Teras, Taraça
- Tembihlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyarmak
- Fırtına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı
- Yüzsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmaz, Sıkılmaz, Arsız, Vicdansız, Çekinmez, Hayasız
- Komşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitişik, Mücavir
- Dengeleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvazene
- Kadağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memnu, Yasak
- Nene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anne, Babaanne, Büyükanne, Nine
- Tertipçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenci
- Çiğindirik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Omuzluk
- Ah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlenme, Beddua, Kötü Dua
- Zırtapoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçık, Delice
- Sadır Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peyda Olmak
- Yaşamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Duymak, Geçinmek, Geçmek, Görmek, Hissetmek, Kalmak, Oturmak, Hayatta Olmak, Sürdürmek, Eğleşmek, Keyif Sürmek, Ömür Sürmek
- Mahcup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utangaç, Sıkılgan
- Bibi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hala
- Çiftelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekmelemek
- Cop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değnek
- Etajer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmece
- Hakaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşağılama, Taşlama, Onur Kırma
- Muharrir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazar, Yazman
- İhtiyacı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksinmek
- Düşünmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Demek, Kaygılanmak, Kurmak, Muhakeme Etmek, Paykamak, Tasarlamak, Tasalanmak
- Eğleç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fren
- Yatkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatık, Çürük, Yetenekli, Becerikli, Benimsemiş, Alışmış, Eğilimli
- Yakınsak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütekarip
- Sindirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çommak, Ezmek, Hazmetmek, Sındırmak
- Dinçlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huzur, Mecal
- Yoksunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahrumiyet
- Tedarikli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazırlıklı
- Girift kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapraşık, Dolaşık, Karışık, Çatak, Girişik
- İnatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, Gâvur, İnat, Keçi, Direngen, Ayak Direyici
- Saprofit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürükçül
- Dış İşleri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haricî İşler, Hariciye
- Yenişememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berabere Kalmak
- Civelek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşeli, Sokulgan, Sevimli
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü