Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Girift kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapraşık, Dolaşık, Karışık, Çatak, Girişik - Saykallamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilalamak
- Katılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akmak, Benimsemek, Binmek, Gelmek, Girmek, Karışmak, Kavuşmak, Uğunmak, Üstelemek, İştirak Etmek
- Belik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örgü
- Alıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşteri, Almaç, Kamera
- Meşgul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolu
- Makale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazı
- Sur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engel, Duvar, Hasar, Talih, Uğur, Şans, Kale Duvarı
- Tasfiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtma, Temizleme, Ayıklama, Özleştirme
- Argüman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanıt, İddia, Tez
- Enselemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakalamak, Tutmak
- Duygulanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütehassis Olmak
- Nüfuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinlik, Sinme, Fer, Kuvvet, (İçine) Geçme, Sözü Geçme, Erk, Güç
- Uzatılmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzantı
- Görüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fikir, Yargı
- Sayışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesaplaşmak, Takas Etmek
- Yatırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bastırmak, Düzeltmek, Harcamak, Tevdiatta Bulunmak, Eğmek
- Ekstrem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı, Uç, En Uç, En Son; Aşırı, Müfrit
- Sunuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunmak İşi, Ön, Maruzat, Ön Söz
- Saklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhafaza Etmek, Örtbas Etmek, Gizlemek, Saklı Tutmak, Alıkoymak, Ayırmak, Bırakmak, Esirgemek, Gizletmek, Kaldırmak, Korumak, Örtmek, Tutmak
- Fırlangıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırıldak, Topaç
- Bakmayarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rağmen
- Garip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acayip, Tuhaf, Yadırganan, Yabansı, İlginç, Yoksul, Kimsesiz, Abus, Cins, Gariban, Yabancı, Zavallı, Gurbette Yaşayan, Elgin
- Mahfilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahremiyet
- Beleş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılıksız, Bedava, Ücretsiz, Karşılıksız Olarak, Emeksiz, Parasız, Havayi, Müft, Müfte, Pulsuz
- Sakçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Polis
- Bırakı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gedik, İmtiyaz
- Aparey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cihaz
- Tenya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şerit
- Yüzükoyun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzüstü
- Yapınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özenmek
- Direşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmak, Sebat Etmek, Diriktin, Can, Ruh
- Kûhi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Issız
- İliklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düğmelemek
- Haykırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nara
- Karayandık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devedikeni
- Milyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pekmen
- Demeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demek Ki
- İstem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, Talep
- Nebi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalvaç, Resul, Peygamber, Savacı
- Variyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varlık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü