Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Harbilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğruluk - Vuruşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsademe, Dövüş
- Kantitatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Niceleyici
- Mahpus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hapsedilmiş, Tutuklu, Hapis, Hapishane
- İştirak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılmak
- Kavuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serpuş; Sidik Torbası, Mesane
- Faktör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Unsur, Etmen, Etken
- Şato kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köşk
- Bağlanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntisap
- Danışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müracaat, İstişare, Müzakere, Müşavere, Konuşma
- Botanik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitkibilim, Nebatat
- Venüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çolpan, Çoban Yıldızı, Çulpan, Zühre
- Mütehammil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı
- Fehamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer
- Darı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mısır
- Namussuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Leke
- İdame kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürdürme, Devam Ettirme
- Halis Muhlis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz
- Merhum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahmetli
- Kemiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nicelik
- Arkeolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazı Bilimci
- Hop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayan
- Farklandırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temyiz
- Köhne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskimiş, Çağ Dışı, Kart, Püskü, Bakımsız
- Mevkuf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutuklu
- Nevroz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinirce, Sinir Sayrılığı, Sinir Hastalığı
- Yoksuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksul
- Vargı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonuç
- Toplum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cemiyet, Sosyete, Topluluk
- Bilinç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dimağ, Şuur, Zihin
- Hercümerç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karıştırmak
- Fark kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrım, Üstelik, Tefrik, Başkalık
- İcbar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlama
- Lira kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teklik
- Harın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hain, Huysuz, Obur
- Salık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber, Tavsiye, Bilgi, Uçar
- Kül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavurmak, Yakmak
- İkram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırlama, Sunma; İndirim
- Boyunbağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kravat, Kolye
- Ejderha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canavar, Ejder, Büyük Yılan
- Kızıllık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgün, Pudra
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü