Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Nevroz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinirce, Sinir Sayrılığı, Sinir Hastalığı - Barışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak, Uzlaşmak
- İşletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstismar Etmek, Kullanmak
- İtilaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzlaşı, Anlaşma, Uyuşma
- Lakırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dedikodu, Ivır Zıvır, Laf, Söz
- Nöker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uşak, Yamak
- Test kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deney, Sınav, Sınama, Araştırma
- Götürge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asansör
- Sırtarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırıtmak
- Bey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efendi, Eş, Koca, Komutan
- Ağrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Istırap, Acı, Sızı, Dert
- Boran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırtına
- Uyarlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarmak, İntibak Ettirmek
- Vacip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekli
- Trafik Polisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol Sakçısı
- Yerginlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rezalet
- Hususile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özellikle
- Halayık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın Köle, Cariye
- Semen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semizlik
- Deli Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delirmek
- Ergonomi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşbilim, İşlev
- Randıman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahsuldarlık, Verim, Ürün
- Derk Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Algılamak, Anlamak, Kavramak
- Karine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgi, Belirti, İpucu
- Eğri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çap, Çarpık, Muavveç; Eğmel, Mukavves; Eğik, Mail; Doğru Olmayan, Münhani; Eğmeçli, Mukavves
- Hissedilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahsus
- Yüzüyola kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uslu, Uysal
- Esenlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Selamlamak, Veda Etmek
- Tecrübesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneyimsiz, Toy
- Yavanlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yozlaşmak
- Mukayese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyaslama, Karşılaştırma, Kıyas, Ölçüştürme, Oranlama
- Danışıklı Dövüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şike
- Hami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözeten, Koruyan, Koruyucu, Kayıran, Kayırıcı, Velinimet
- Vertikal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikey
- Tuluat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğaçlama
- Talaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalga, Kasırga
- Gabilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmaklık
- Engin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş, Vasi; Açık Deniz
- İspatlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspat Etmek, Kanıtlamak
- Fren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durduraç, Eğleç
- Hacısı Hocası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hepsi, Herkes
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü