Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Botanik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitkibilim, Nebatat - Darmadağınık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmakarışık
- Arsıulusal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uluslararası
- Yarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ferman
- Oğunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bihuş Olmak
- Masör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ovman
- Refetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yukarı Kaldırmak, Ortadan Kaldırmak, Gidermek
- İtinasızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhmal
- İhtiyatsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaflet
- Mebde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş, Başlangıç, İlke, Kaynak, Kök
- Tir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalas, Tomruk
- Tren Yolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demir Yolu
- Koku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti, İşaret, Itır
- Alaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgi, İlişik, Yakınlık, Bağlantı, Komünikasyon, Ulaşım
- Nalbant kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takavcı, Takacı
- Olumlu Bilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pozitif İlim, Müspet İlim
- Materyalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maddeci
- Harp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenk, Savaş, Muharebe
- Raf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terek, Sergen
- Bes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâfi, Ya, Yeter
- Yoklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aramak, Araştırmak, Bakmak, Kontrol Etmek
- Sancı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı
- Viran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkık, Harap, Berbat
- İstida kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilekçe
- Sekte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durma, Durgu, Bozukluk, Duruş, Felç, Ket, Kesintiye Uğrama, Kesilme
- Gitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başvurmak, Buyurmak, Çalışmak, Çıkmak, Dayanmak, Değerlendirmek, Düşmek, Geçmek, Gezmek, İşlemek, Karşılamak, Ölmek, Saymak, Ulaşmak, Uzanmak, Varmak, Yakışmak, Yapmak, Yaraşmak, Yetişmek, Yetmek, Yürümek
- Kartbasan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üçkâğıtçı
- Müsait kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun, Elverişli
- Ulviyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yücelik
- Müselsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ardışık
- Yıldırgı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedhiş
- Cife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenç, Leş
- Demek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyurmak, Düşünmek, Erişmek, Saymak, Ummak, Yeltenmek, Ses Çıkarmak, Söylemek, Söz Söylemek, Şu Halde, Öyleyse
- Dallı Güllü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı
- Ruba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giyecek, Giysi
- Bakınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak
- Nişanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti, İşaret
- Karınzarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Periton
- Gece Vakti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geceleyin
- Çekinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmtina
- Sol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çep
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü