Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Han kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kervansaray - Cellat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımasız, Zalim
- Besi Suyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz su, Usare
- Vadeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreli
- Ekspoze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özet
- Güllü Kelem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karnabahar
- Aktöre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahlak
- Keşifçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulgucu
- Kuma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Günü, Ortak
- Yayınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayılmak, Tüymek, Dağılmak, Yaynıkmak, Caymak, Katlanamamak
- Örtü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antika, Dam, Kap, Paravan, Tente
- Hamiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yurtseverlik, Ulusseverlik
- Mistisizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizemsellilik
- Zail kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yok Olan, Ortadan Kalkan, Savulan
- Cam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçki, Kadeh, Pencere, Şişe, Sırça
- Dershane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derslik, Oditoryum, Sınıf
- Varda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savul, Kezik, Dikkat, Destur
- Trafik Polisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol Sakçısı
- Hatun Kişi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın
- Duyarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hassasiyet
- Bunak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ateh Getirmiş Olan Kimse, Matuh
- Kılsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelek
- Şom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğursuz
- Sabah Sabah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabahleyin
- Giyecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi, Kıyafet, Elbise, Giyim, Giyinecek, Paltar, Üst
- Mahsur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşatılmış, Çevrilmiş, Sarılmış
- Yakmaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağıt, Brülör
- Çıfıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenbaz
- Muasır Olmayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağ Dışı
- Pare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adet, Kısım, Parça, Tane
- Enfeksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşma, Bulaşım
- Neşterlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deşmek
- Yağır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kel
- İhtiyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karı, Koca, Moruk, Pir, Seçme, Yaşlı, Kocamış, Erkinlik, Özerklik
- Çekinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmtina
- Reşit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ergin, Yetişkin
- Sözünübilmez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patavatsız
- Muhmel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadife
- İskemle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sandalye
- Seccade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namazlık
- Nezaket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncelik, Zarafet, Naziklik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü